• 22 Aralık 2014, Pazartesi

Çine ve gazetecilik

Çine, emsali birçok ilçeye göre daha iyi bir gazetecilik hizmetinden yararlanıyor. İlçede halkın gazetecilerden ve gazetelerden beklentisinin yüksek olmasının nedeni de alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Yıllardır ilçedeki her gelişme, yerel gazetelerde haber oluyor. İlçemiz, bir yıl içerisinde de çok sayıda kez ulusal basına malzeme çıkartıyor.

Hayat, Çine’de başka yerlerden farklı işlemiyor. Burada yaşayan insanlar da başka yerlerde yaşayan insanlarla aynı özelliklere sahip. Dünyanın en meraklı toplumu yoktur. Çünkü bütün toplumlar meraklıdır. Çineliler de üstüne düştüğü kadar merak etmektedir. Merak edilen konuya değer katan, ilçedeki gazetecilerdir.

Şu sıralar bu görevi profesyonel olarak Sezgin Madran, Osman Yurttaş, Elvan Uyar, Murat Şenbaklavacı yürütmektedir. Amatörce mesleği seven ve icraya koyulan başka arkadaşlarımız da vardır. Geçmişte Çine’de mesleğe güç katan çok sayıda ağabeyimiz olmuştur. Bunlardan ilk akla gelenler; Bekir Tosun, Yılmaz Sağlık ve Sadettin Çetin’dir. Çine’de gazeteciliği seven, yapmasa da ruhunda gazetecilik olan insanlar da vardır. Cüneyt Erdoğan, Turgay Deveci, Tayfun Şahin gibi isimler, hiç alakaları olmasa da eline kalemi alsa mesleği direk icra edebilir.

Çine’de yazma kültürü de çok yaygındır. Fikrini beyan edebilecek, yazdığında yeri yerinden oynatacak çok sayıda güçlü kalem de bulunmaktadır. Bugün Solmaz-Zeki Ece ikilisi yazıyor olsa, her hafta merakla yazıları beklenecektir. Kazım Aksoy’un kalemi istediği takdirde Çine’de ulusal gazetelerde okuduğunuz birçok yazıdan çok daha keyiflilerini sizlerin önüne serebilir. Ali Osman Çetin ağabeyimizin dağarcığı gazete sayfalarına dökülse, gülerken düşünür, düşünürken güler, bakış açınız değişir. Hesna Kocamaz gibi biri yazmıyorsa Çine için çok büyük kayıptır. Yazmadıklarına üzülüyoruz ama yazsalar; yazdığına üzülen ve yazdığı için de onları üzen çok olacaktır.

Aydın’ın en güçlü kalemlerinden, Denge Gazetesi’nin sahibi Mehmet Aydın da Çinelidir. Yazılarını beğeniyle okuduğunuz, araştırmaları ile memleketimizi ve kültürümüzü daha yakından tanıdığımız Arif Ali Uyguç, kıymetini bilmesek de Çine için büyük kazanımdır.

Bütün bunları neden mi anlatıyorum. Çine’nin basını candır. Çinelilerin fikirleri değerlidir. Bugün Çine’den çıkıp Aydın’da ve Türkiye’de marka olmayı başaran isimler, geldikleri konuma Çine’nin gazetecilerine ve fikir adamlarına borçludur. Çünkü hiçbir yerde onlar kadar yakından takip edileni yoktur. Olmadığını, Çine’den uzaklaştığında kendileri de görmüştür. Kılavuzlarının hesapları Çine dışında onları gündemde tutmaya yetmemiştir. Çünkü kimsenin umurunda olacak kadar nitelikte değillerdir ve özüne de vefasız davranacak kadar da karaktersiz…

Çine’de toplum adına görev yapan gerek atanmışlar ve gerekse seçilmişler Çine’nin gazetecilerinden kamu adına iyi yararlanmalıdır. Onları dalkavuğu, yalakası yapmaya çalışmak yerine, eleştirilerini, fikirlerini dikkate almalı, çalışmalarına buna göre yön vermelidir.

Çine’de gazeteleri ve gazetecileri sevmeyenlerin; emin olun bu topluma büyük yanlışları vardır. Yoksa böyle bir kazanımdan kim ya da kimler neden rahatsız olur.

Gazeteciye ceza verilmesini isteyenler ve ceza vermek için elinden geleni esirgemeyenler eğer psikolojik rahatsızlık içinde değillerse bilin ki kendi çıkarları için Çine düşmanıdır.

Çine halkı, dostunu düşmanını iyi bilir.

Dün olduğu gibi bugün de, yarın da gazetelerini ve gazetecilerini sahiplenir.

Kısacık ömrüm ve meslek hayatımda edindiğim tecrübe bana şunu öğretti: Tecrübenin tanımı; tarih tekerrürden ibarettir. Kişiler ve zaman değişse de her şey tekrar edip gitmektedir. Çine’nin biraz değişime ihtiyacı vardır. Bunu da ifade ve fikir özgürlüğünden başlatılması gerekir.

Aslında bu kadar uzatmaya gerek olmadığını biliyorum. Mesaj direk de verilebilir ama ne yaparsın; çok laf deliye söylenir. Önemli olan ne söylediğiniz değil, ne anlaşıldığınızdır. Dün de anlamadılar, bugün de anlamayacaklardır. Biraz da 'hayvan terli' denebilir.

Hangi dili konuştuklarını, neler anladıklarını iyi biliyoruz ama biz Çine’yi ve Çineliyi satacak kadar kötü değiliz. O yüzden anlaşamıyoruz, anlaşılamıyoruz.

Her şeye rağmen;

Aynı kefede olmadık, olmayacağız.

Bize uygun görülen tavır ve tutumları aslında çok önemsemiyoruz.

...bakıyoruz, bir de yapana ve yaptırana...

GURUR DUYDUM

Çine Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer’in Çine Hükümet Meydanı’ndaki çok eski olan kamu binalarını yıkarak her kurumu, aynı alanda yeni bir komplekste toplama düşüncesini çok sevdim. Elinizi çabuk tutun. İki yıla kadar Çine’ye adliye binası yapılmaz veya böyle bir proje ile fiziki sorun çözülmezse Çine Adliyesi kapanır.

Bu arada, 2 Mayıs 2011’de kaleme aldığım, “Çine için çıldıran siyasetçiler yok mu?” başlıklı yazım şöyle bitmektedir: “Çine için çılgın projesi olan siyasetçiler aranıyor. Örnek mi? Çine Hükümet Konağı, Çine Belediyesi, Emniyet Müdürlüğü ve Eski Vergi Dairesi’nin bulunduğu Belediye İş Hanı ve Tarım Kredi Kooperatifi binalarının kaldırılıp yerine hepsini içine alan modern bir hükümet sarayı inşa edilerek, köhneleşen kamu binalarının yenilenmesi, şehre devasa bir meydan ve otopark kazandırılması gibi… Dahası da var ama söylemiyorum, çünkü gazetecilerin çıldırması bunların hayata geçmesi için yeterli değil.” 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.