• 12 Eylül 2012, Çarşamba

Siyaset mi, evcilik oyunu mu?

Ne dedi Enver Salih Dinçer Akçova’da?
“Kapatacaklar, belediyenize sahip çıkın…” dedi.

Erkan Özkaya ne dedi?
“Sen su fabrikasına ve su pazarına sahip çık” dedi.

Sonra Dinçer ne dedi?
“Karayolunu ölüm yoluna çevirdiniz, beceriksizsiniz” dedi.

Bunlar hep böyleler.
Biri, diğerinin eksiğini söyler.

Öbürü, “Hayır arkadaş, yanlış biliyorsun ya da bize iftira atıyorsun” diyemez.
Ancak, “Sen de şunu yapıyorsun veya şöylesin” der.

Yukarıdaki örnekler yeni olduğu için verdim.
Eski olan benzer daha çok emsal var.

Bunlardan öncekiler de böyleydi.
Seçimlerde birbirlerine ithamlarda bulundular.

Örnek veriyorum:
Biri diğerine, “Hırsızsın” dedi.
Öbürü de ona, “Namussuzsun”

Problem bana göre direk mevcut siyasetçilerde değil.
Genlerden geliyor.

Kaç kuşak önceye ait olduğu bilinmez ama son dönemlerde böyle bir hastalıkları var.
Biri, diğerine ne derse öbürü de ona diyecek bir şey buluyor.
Üzerine atılan suçlamayı da inkar etmiyor, rahatsızlık duymuyor.

Biri “Sen körsün” derse, diğeri “Sen de sağır" diyor.
Yani atalarımızın dediği oluyor.

“Körlerle sağırlar, birbirlerini ağırlar” durumu ortaya çıkıyor.
Ama Çine küçülüyor, Çine’nin sorunları büyüyor.

Çine’nin su fabrikası ve pazarı eriyor.
Çine’nin yolunda durmadan insanlar ölüyor.

Sorasım geliyor;
Acaba birileri halkın önüne geçip siyaset yapmayı, evcilik mi sanıyor?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.