• 4 Nisan 2011, Pazartesi

Komşunun dedikoducu hanımı

Bir toplulukta konuşuyoruz. Sohbetin konusu da halkın içinde bulunduğu sancılı durum (ekonomik) ve sıkıntıdan kurtulmanın çözüm yolları aranıyor, fikirler üretiliyor.

“A Partisi gelirse sorunları çözer” diyen de var. “B Partisi gelirse sıkıntılar biter” diyen de…

Ben de düşünceye daldım sorunun ve çözüm yolunun ne olduğunu bulmaya çalışıyorum. Çok geçmeden fikrimi beyan ettim.

‘Bana göre sorun toplumun neredeyse tamamının bütçesini komşunun dedikoducu hanımının yönetmesidir. Çözüm de bu durumdan kurtulmaktır’ dedim.

Sohbet ortakları ne demek istediğimi çözmeye yorumlamaya çalışırken mobilyacı bir ağabey söze girdi, “Yıllar önce gariban bir müşterim kızına çeyiz almak için dükkâna geldi. O zamanlar büyük salon masaları meşhur. Evlenecek kıza, ‘yazık olur babanın parasına, bunu alma, kullanmazsın. Yerine daha kullanışlı bir şey al’ önerisinde bulunduğum an, annesi devreye girdi. ‘O masa için kocaman oya ördük biz’ diyerek diyalogu sonlandırdı. Aynı aile ikinci kızı için alışverişe geldiğinde evli kıza aynı şeyi söyledim. Kız bana, ‘çok haklısın senin uyarına rağmen aldığımız masa şuan hayvan damında duruyor’ dese de annesi yine söze girdi. ‘Büyük kıza aldıysak küçüğe de alırız, el âlem laf eder’ diyerek son noktayı koydu. Eminim küçük kız da o masayı şuan kullanmıyordur ama sırf el âlem laf etmesin diye boşu boşuna babası 2 masanın da bedelini ödedi” diyerek haklı olduğumu onayladı.

Şöyle bir etrafınıza ya da kendinize bakın, ‘el âlem (komşunun dedikoducu hanımı) ne der’ düşüncesi bugüne kadar kimlere neleri kaybettirdi.

Eminim çok adam vardır köylerimizde ineğini satsa ödeyeceği borcu için, ‘el âlem laf etmesin’ diye tefeciden para alan ve daha sonra 4 inek de satsa borcunu ödeyemeyen.

Bu örnekler sıralamak ve saymakla bitmez. Köylerde birçok insanın bütçesini komşunun dedikoducu hanımının yönettiği kesindir. Şehirlerde de örnekler farklıdır ama sonuç aynıdır.

Yarın başımıza bir iş geldiğinde, ‘başın sağ olsun ya da geçmiş olsun’ demekten öteye geçmeyeceklerin ne dediğinin bir önemi yoktur. Önemli olan hayatı, dedikodulara göre değil gerçeklere göre şekillendirmektir.

Umarım bu yaptığımız dedikodu olarak algılanmaz.

Kahrolsun komşunun dedikoducu hanımı!..

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.