• 15 Ağustos 2012, Çarşamba

Yolunda ölmek

Hacca giden karıncaya, “Sen mümkün değil varamazsın” demişler. O da, “en azından yolunda ölmüş olurum” demiş. Sanırım bu devirde yanlışların düzelmesini istemek, karıncanın hac yolculuğuna benziyor.

İstiyoruz ki; Çine’miz güzel olsun, halkımız kaliteli hizmetler görsün, siyaseti paraya dönüştürenler değil de, halka hizmet arzusunda olanlar yönetsin.

Bu samimiyetimiz, “Reklam vermediğimiz için böyle yazıyor” veya “O’nun falancaya karşı takıntısı var” ya da “Falancanın adamı” gibi uydurmasyonlarla gölgelenmeye çalışılıyor.

Kendimizden emin olduğumuz için bu uydurmasyonlara itibar etmiyoruz. Bize bilmediğimiz yanlarımızı ve özelliklerimizi göstermeye çalışanların dertlerinin, siyaseti paraya dönüştürme hedefinde bizi kullanamamak olduğunu biliyoruz. Hele bir de engel olduklarımızın öfkesini anlamakta hiç güçlük çekmiyoruz.

Yaptığımız işi aşçılığa benzetiyoruz. Yemeğimizi yapıyor, halkın önüne koyuyoruz. Kimisi hastalık nedeniyle perhiz yapıyor, kimisi şımarık büyümüş bazı sebzeleri sevmiyor, kimisi diyetisyeni önermediği için almıyor ve muhakkak yemeğimizi beğenmeyenler oluyor. Bu gayet normal bir durumdur.

En doğal ürünler kullanılarak, son derece hassas ve hijyenik kurallara uyarak ürettiğimiz yemeklerle karnını doyuranların, “elinize sağlık” demesi bizi mutlu ediyor. Her ne kadar görevimizi yapıyor olsak da, “marifet iltifata tabidir” atasözünün yakıştırıldığı yaratık olma gerçeğinden uzak kalamıyoruz.

Üzülerek söylüyorum Çine için, “Yolunda ölürüm” diyemiyoruz. Çine’yi ne denli seviyorsak, onlarca insanın ölümüne neden olan, buradaki yaşamı ve insanları yok sayarak ‘at üstünden orak biçen’ bürokratların projesi yeni yolu sevmiyoruz.
Yol konusunda çıkan siyasi tartışmaları, sonuçsuz kalan ucuz girişimleri de tasvip etmiyor ve onaylamıyoruz. Sorunu çözmesi gerekenlerin şahsi ya da başka şahısların işleri ile çok meşgul oldukları için etkili olamadıklarını da görüyoruz.

Artık biz de yol sorununun çözümü olarak Adnan Payze’nin ortaya attığı görüşü etkili buluyoruz. “Sorunun çözülmesi için devlet kurumlarını aşındırmanın, siyasetçileri meşgul etmenin lüzumu yok. Adnan Polat’a gidilsin yardım istensin yeter. Çünkü yol çalışmasında istediğini yaptırabilin tek adam O” diyor.

Doğru söylüyor onlarca köyün bağlantısı olan Alabanda Kavşağı kapanıyor, Tokmak’ta geçiş konmuyor, Topçam Grup köylerine dönüş yok, yayalar hiç düşünülmüş değil, ama Adnan Polat’ın maden fabrikasına giden ve fabrikaya girip çıkanlar dışında çok az kişi tarafından kullanılan patika yolun çıkışına kocaman bir kavşak konuyor.

Bu yolda son birkaç ayda hayatını kaybedenlerin cansız bedenlerini görmüş biri olarak da bu yolu, “Ölüm Yolu” olarak tanımlamaktan imtina etmiyoruz, etmeyeceğiz.

Çine için canımızı veririz, ama yolunda ölmek istemiyoruz.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.