• 26 Eylül 2012, Çarşamba

Botulinum toksini - Distoni

Bu sözü ilk kez televizyonda duydum. Nasıl hoşuma gitti bilemezsiniz!. "Hayatta iyi ya da kötü diye bir şey yoktur, hayatta denge vardır." İşte tanımlamadaki mükemmellik dedim. Harikulade!

Bu sözün bizimle alakası nedir? diyeceksiniz. İşte vücudumuzdaki - hayatımızdaki tahterevalli...
Hikaye söyle başlar. 1895 yılında Belçika'da müzik festivali sırasında sosisten gıda zehirlenmesi görülür. Emile Van Ermengem adlı araştırıcı bir bakteriyi bulur ve sonrasında bu bakterinin toksin ürettiğini gösterir. Bu toksin bilinen en güçlü zehirlerden biri çıkar. Yaşasın zehir bulundu, artık kimse ölmeyecek derken, tahterevalli ilk kez ortaya çıkıyor, denge diğer tarafa kayar! Zehir varsa öldürülecek adam da vardır! Hemen biyolojik silah geliştirilir. Bakterinin bulunmasından yaklaşık 100 yıl sonra tahteravalli yine denge durumunu değiştirir. Bu kez Alan araştırmacı Alan Scott bu toksini çok az miktarda kullanarak, şaşılık durumunu ve istemsiz kasılmaları başarı ile tedavi ettiğini gösterir. Sonrasında da ilaç olarak kullanım devri başlar. Şaşılık, istemsiz kasılmalar derken kullanım alanları çorap söküğü gibi artar.  Benzetmede hata olmaz derler bilirsiniz, toksinin durumu "çaya - çorbaya limon" haline gelir. Yüzdeki - boyundaki kırışıklıklar, çene eklemindeki ağrılarının dindirilmesi, aşırı el ve koltuk altı terlemesi, eldeki titremeler, anüs etrafındaki yırtıklar ve hatta geçmeyen migren ağrısı gibi durumlarda bile kullanım alanı bulur. Bozulan dengeleri düzeltmek için öldürücü olan bir zehir, artık hem bir ilaç ve hem de bir silahtır.

Distoni nedir? Botulinum toksini Nöroloji pratiğinde niçin kullanılır?
Distoni kelimesi kaslarda istemsiz ve tekrarlayan kasılmaların olmasını bize anlatır. Normalde kaslarımız harekete hemen başlayabilmek için hafif kasılı durumda dururlar. Bu durum bizim ani hareketler yapmamızı, tehlikeden kaçmamızı sağlar. Tahterevalli burada farklı yöne hareket etmiş, ihtiyaç duyulanın - normalin üzerindeki kasılma ile yani distoni ile sonuçlanmıştır. Distoni çocukluk çağından tutun da erişkinlik dönemine kadar her yaşta ortaya çıkabilir. Çocukluk döneminde olanlar genellikle tüm vücut kaslarında bu istemsiz kasılmalara yol açarken, erişkin dönemde sadece bir bölgeyi tutar. Bu bölge yüzün bir yarısı (hemifasiyal spazm), her iki göz (blefarospazm), boyun kasları (tortikollis vs...) gibi genellikle baş ve boyun bölgesidir. Bazen müzik aleti çalanlarda ya da çok yazı yazanlarda müzisyen krampı ya da yazıcı krampı adı ile gözlenir ve hareketi engeller. Kasılmaların nedeni çocukluk döneminde daha çok genetik sebepler iken, erişkin dönemde genellikle bir sebep bulunamaz.

Bu rahatsızlıklar var ise hemen bu toksini uygulamak mı gerekir? İlaç tedavisi yok mudur?
İlaç tedavisi vardır ve öncelikle de onlar denenir. Hatta çocukluk dönemindeki distonilerde mutlaka dopamin tedavisi ile düzelme olup olmadığı incelenir. Ağızdan tedavi seçenekleri arasında dopamin, dopamin reseptör blokerleri, antikolinerjik ilaçlar, antiepileptik ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar vs.. kullanılır. Bu ilaçlar yanı sıra, ameliyat ile içindeki ilacı beyin omurilik sıvısına sürekli ve az dozda boşaltan bir pompa düzeneği, beyindeki bazı bölgelerin ameliyat ile tahrip edilmesi ya da cihazlar ile uyartılması da kullanılan diğer yöntemler arasındadır. Ancak bunlar deneyim, beceri ve ekonomik maliyet gerektirir. Tek bölgeyi etkileyen distonilerde ilaç tedavisinin etki ve yan etkileri genellikle hastanın beklentilerini karşılamaz ve botulinum toksini kullanmak cazip hale gelir.

Botulinum toksini nasıl etki eder? Kimler için uygun değildir? Yan etkileri nelerdir? Nelere dikkat etmek gerekir?
Toksin sinirin kas ile bağlantısını keser, hiçbir bilgi kasa ulaşamaz. Toksin hamilelik ve emzirme, myastenia gravis gibi kas ve nöropati gibi sinir hastalığı olanlar, bazı ilaçları kullananlar (antibiyotikler, penisilamin, kinin, Ca kanal blokerleri) için uygun değildir. Yapıldıktan sonra bulantı, halsizlik, grip benzeri yakınmalar, döküntüler gözlenebilir. Ayrıca injeksiyon yerinde ağrı, şişme, kızarıklık, kanama, baş ağrısı ve kısa süreli duyu yitimi olabilir. Uyarı olarak işlem öncesinde de aspirin gibi kanamayı kolaylaştırıcı bir tedavi bir hafta süre ile alınmamış olması ve işlem sonrasında da 4 saat süre ile yatılmaması ve ağır egzersiz yapılmaması hatırlanmalıdır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.