29 Eylül 2020, Salı

Nöbet geçirme - Sara hastalığı (Epilepsi)

16 Ekim 2012, Salı

     


Prof. Dr. Nefati Kıylıoğlu

-Alo 112'mi? Kocam ölü gibi yatıyor, ne olur çabuk olun yetişin! Uyuyorduk, yatak sallandı, deprem oluyor zannetmiştim. Işığı yaktığımda ne göreyim! Kocam hem kasılmış ve hem de mosmor olmuş. Ağzında köpürme ve kan vardı. Ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama bir süre sonra kasılma bitti. Şimdi hareketsiz, öylece yatıyor. Seslendim yanıt vermedi! Ne olur yetişin. Çabuk olun!

-Sakin olun, kocanız epileptik bir nöbet geçirmiş, şimdi söyleyeceklerimi yapın....

Peki ne yapmak gerekir? Nasıl davranılmalıdır? Epileptik nöbet neden olur?

Önce panik olmamak gereklidir. Sakinlik hata yapmayı engeller. İnsanoğlu havasızlığa ve açlığa dayanamaz. Bu gibi durumda önce hava yolu - nefes yolu açık mı? Nefes alıyor mu? diye bakmak gerekir. Eğer nefes alma rahat değilse ağız içine bakılarak varsa kırık diş, kusmuk, geriye kaçmış dil gibi havanın geçmesini engelleyen yapılar çıkarılır. Kişiyi yan yatırmak, sırt üstü yatmaya göre daha güvenli bir yatış şeklidir. Sonrasında kalbi atıyor mu?, kanayan bir yeri var mı? diye bakılır. Nöbet geçirme durumu - kasılma hali çoğunlukla 2-3 dakika içinde biter. Ama kişi kendine gelemez. Uyanması, etrafını tanıması belki 20- 30 dakikayı bulur. Bu arada "112 acil" servisi aranarak hastanın bir sağlık kuruluşuna nakli istenebilir.

Nöbet geçirme durumu her insanın hayatı boyunca bir kez yaşayabileceği bir durumdur. Eğer bu alışkanlık haline gelir, tekrar eder ise o zaman Epilepsi adını alır ve tedavi edilmeyi gerektirir.  Epilepsi hastalığının halk arasındaki adı "Sara" hastalığıdır. Şimdi nasıl nöbet geçirdiğimizi anlamak için basit bir benzetme yapalım ve beyin hücrelerini sınıftaki öğrencilere benzetelim. Her bir öğrencinin sınıfın düzeni bozabilme, sınıfta gürültü yapabilme potansiyeli vardır. Ancak sınıfta düzeni koruyan, denetleyen öğretmen varken bu gürültü çıkmaz, her öğrenci yapması gereken işi yapar. Sınıfta öğretmeni bile dinlemeyen bir çocuk olduğunda ise, sınıf bir anda karışabilir. Ceza alınca durulur ama bir süre sonra, aynı şeyi yine yapar. Beyin hücreleri arasında da yaramaz, düzeni  bozmaya eğilimli hücreler vardır. Bu hücrelere beyinde dur diyen diğer beyin hücreleridir. Denge halinde iken bütün hücreler kendi işlerini yapar ve diğerlerinin işlerini olumsuz yönde etkilemez. Denge bozulduğunda, yani bu hücrelerin aktivitesi arttığında ya da etraftakilerin "dur - yapma" diye uyarması olmadığında ve tüm beyin işleyişi karışır. Bilinç yiter, tüm vücutta kasılmalar olur. Solunum ve yutak kasları kasıldığı için nefes alma zorlaşır, morarma ortaya çıkarken ağızdaki tükürük yutulamaz. Dil ya da yanak ısırılır ve kanar ise tükürük kanlı hale gelir. Karın kaslarının kasılması ile idrar ve dışkı kaçırma olur. Sonrasında ise uyanmada zorluk ve uyku hali gözlenir. Uyandığında ise olanları hatırlamaz, kasılma nedenli baş ağrısı ve sırt ağrısı ile çarpılan yerlerin ağrısı ve aşırı yorgunluk halini yaşar.

Denge durumunu bozan çok sayıda sebep vardır. Bunlar arasında kazalar, beyin enfeksiyonları - iltihaplanmaları, beyin damar tıkanmaları ya da kanamaları gibi sonradan edinilmiş sebepler yanı sıra aileden geçmiş  genetik sebepler de sayılabilir. Hatta bir sebebin ortaya konamadığı durumlar da sık olarak karşımıza çıkar.

Epilepsi hastası nasıl izlenir?  Kim izler? Hangi testler yapılmalıdır? EEG nedir?

Epilepsi tanı ve tedavisi Nöroloji hekimi tarafından yapılır. Öncelikle hastadan ve yakınından olaya ait bilgiler alınır. Hasta yakınlarının gördüklerini  anlatabilmesi, hatta var ise olaya ait video kayıtlarının olması çok değerlidir. Öykü ve muayene sonrasında tanı kesinleşir ve neden araştırılması işlemine geçilir. EEG dediğimiz elektroensefalografi beyin elektriksel aktivitesini kayıtlayan bir yöntemdir ve bu durumda çok faydalıdır. Beyin görüntüleme yöntemleri ile beyinde yapısal bir sorun var mı diye bakılır. Epilepsi yapısal bir neden olmadan da olabilir. Eğer bir neden var ve bu nedenin düzeltilmesi ile nöbet ortaya çıkmayacak ise düzenli bir tedaviye gerek duyulmaz.

Sadece ilaç tedavisi mi var? Ben hep ilaç kullanmak zorunda mıyım?

Beyindeki yaramaz hücreleri baskılayan ya da etrafındaki hücrelerin sesini yükselttiren ilaçlar vardır. İlacın düzenli kullanılması ile kanda sabit bir ilaç seviyesine ulaşılır. Nöbet olmadan aralıksız 2-3 yıl geçirilir ise, ilaç kullananların yaklaşık yarısında bu hastalık geçer. Bir daha ilaç kullanmaya gerek kalmaz. Bir kısım hastada ise bu ilaç tedavisi nöbetleri durdurmaya yetmez ve beyin ameliyatına ihtiyaç duyulur. Ancak her durumda yakın takip ve sıkı hasta - hekim ilişkisi önemlidir.



Yazarın Tüm Yazıları
Yaşlılık ve sağlıklı yaşam 25 Mart 2014, Salı
Serebellar hemoraji - Beyincik kanaması 18 Mart 2014, Salı
Damar iltihaplanması - Vaskülit 11 Mart 2014, Salı
Behçet Hastalığı 4 Mart 2014, Salı
Beyin ölümü 25 Şubat 2014, Salı
İnsan sağlığı ve bilgi üretimi 18 Şubat 2014, Salı
Apraksi - Hareketin yapılamaması 11 Şubat 2014, Salı
Spinoserebellar ataksi 28 Ocak 2014, Salı
Epilepsi ve cerrahisi 21 Ocak 2014, Salı
Servikal spondilotik myelopati 14 Ocak 2014, Salı
Temporal arteritis 7 Ocak 2014, Salı
Kapı - Duvar 2 Ocak 2014, Perşembe
Göz felci (Gözde hareket kaybı) 24 Aralık 2013, Salı
Paraneoplastik sendrom 17 Aralık 2013, Salı
Düşük el (Radiyal sinir felci) 10 Aralık 2013, Salı
Status Epileptikus (Nöbet fırtınası) 3 Aralık 2013, Salı
Beynin sağ ve sol yarısı 26 Kasım 2013, Salı
Beyin tümörü ve nöbet geçirme 19 Kasım 2013, Salı
Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman 5 Kasım 2013, Salı
Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması) 26 Ekim 2013, Cumartesi
Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım? 11 Ekim 2013, Cuma
İlaçlar ve vücudumuz 1 Ekim 2013, Salı
Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması 17 Eylül 2013, Salı
Davranışlar ve sağlığımız 12 Eylül 2013, Perşembe
Göz hareketleri ve bozuklukları 3 Eylül 2013, Salı
Dirsekte sinir sıkışması - Kubital Tünel Sendromu 20 Ağustos 2013, Salı
Göz kapağı düşmesi - Blefaroptozis 14 Ağustos 2013, Çarşamba
Sınırlar ve canlılık 6 Ağustos 2013, Salı
Siyatik sinir etkilenmesi. 30 Temmuz 2013, Salı
Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi - BPPV 23 Temmuz 2013, Salı
Sıcaklık, ısı ve bedenimiz 16 Temmuz 2013, Salı
Damar sertliği - Ateroskleroz 10 Temmuz 2013, Çarşamba
Uyku ve baş ağrısı 3 Temmuz 2013, Çarşamba
Sinir çalışma bozukluğu - Periferik Nöropati 26 Haziran 2013, Çarşamba
Beyin çalışmasının yetmezliği - Deliryum 19 Haziran 2013, Çarşamba
Yutma bozukluğu - Disfaji 12 Haziran 2013, Çarşamba
Geçici Bellek Kaybı 4 Haziran 2013, Salı
Ortostatik hipotansiyon 15 Mayıs 2013, Çarşamba
Kulak çınlaması - Tinnitus 7 Mayıs 2013, Salı
Kore - Sydenham koresi 30 Nisan 2013, Salı
Vitamin B12 ve sinir sistemi 23 Nisan 2013, Salı
Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri 16 Nisan 2013, Salı
Uykudaki davranış bozuklukları - Parasomniler 11 Nisan 2013, Perşembe
Amyotrofik Lateral Skleroz - ALS 3 Nisan 2013, Çarşamba
Beynimiz ve yaşlanma 27 Mart 2013, Çarşamba
Myelopati - Omurilik etkilenmesi 2 19 Mart 2013, Salı
Myelopati - Omurilik etkilenmesi - 1 11 Mart 2013, Pazartesi
Akut distoni - İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu 5 Mart 2013, Salı
Hemifasiyal spazm - Yüzde ve gözde istenmeyen kasılma durumu 27 Şubat 2013, Çarşamba
Tiroid bezi ve göz hastalığı 23 Şubat 2013, Cumartesi
Ağrı - Beş duyunun cezalandırıcısı 6 Şubat 2013, Çarşamba
Demans - Bunama hastalığı 29 Ocak 2013, Salı
Yalancı tümör sendromu (Psuedotumor cerebri) 22 Ocak 2013, Salı
Karotis damarı daralması - Şah damarı darlığı 15 Ocak 2013, Salı
Uykusuzluk - İnsomni 8 Ocak 2013, Salı
Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi 1 Ocak 2013, Salı
Bel ağrısı 24 Aralık 2012, Pazartesi
Uykuda nefes durması - Horlama 18 Aralık 2012, Salı
Bayılma (Senkop) 12 Aralık 2012, Çarşamba
Beyin kanaması ve yüksek tansiyon (Hipertansiyon) 4 Aralık 2012, Salı
Ağrı kesici kötüye kullanım baş ağrısı 29 Kasım 2012, Perşembe
Diyabetik nöropati (Şeker hastalığı ve sinir iltihabı) 20 Kasım 2012, Salı
Fibromyalji Sendromu 13 Kasım 2012, Salı
İnflamatuar myopatiler - (Dermatomyozit/Polimyozit) 7 Kasım 2012, Çarşamba
Myastenia Gravis 30 Ekim 2012, Salı
Akut inflamatuar demyelinizan nöropati - GBS (Guillain-Barre Sendromu) 23 Ekim 2012, Salı
Nöbet geçirme - Sara hastalığı (Epilepsi) 16 Ekim 2012, Salı
Optik Nörit 9 Ekim 2012, Salı
İnme - Stroke 3 Ekim 2012, Çarşamba
Botulinum toksini - Distoni 26 Eylül 2012, Çarşamba
Yanan ayaklar - Küçük lif nöropatisi 18 Eylül 2012, Salı
Yüz felci - Fasiyal paralizi 12 Eylül 2012, Çarşamba
Huzursuz Bacaklar Sendromu 4 Eylül 2012, Salı
Trigeminal nevralji 28 Ağustos 2012, Salı
Tek gözde ağrısız - ani görme kaybı (Amarozis Fugax) 21 Ağustos 2012, Salı
Parkinson Hastalığı 14 Ağustos 2012, Salı
El titremesi - Tremor 7 Ağustos 2012, Salı
Sinir Sıkışması - Karpal Tünel Sendromu 31 Temmuz 2012, Salı
Baş ağrısı - Migren (2. bölüm) 24 Temmuz 2012, Salı
Baş ağrısı - Migren (1. bölüm) 17 Temmuz 2012, Salı
Çift görme 10 Temmuz 2012, Salı
Baş dönmesi 3 Temmuz 2012, Salı
Prof. Dr. Kıylıoğlu Çine Madran’da 2 Temmuz 2012, Pazartesi