2 Aralık 2020, Çarşamba

Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman

5 Kasım 2013, Salı

     


Prof. Dr. Nefati Kıylıoğlu

-Doktor bey ben bu boynundaki rahatsızlık için yaklaşık 10 yıldır doktorlara gidiyorum! Hiç bir doktor boyunda istemsiz kasılmanız var demedi. Canınızı sıkmışsınız, geçer üzülmeyin, kendinizi sıkmayın dediler. Sonunda başka bir şehirde gittiğim doktor "sizin boynumuzda istemsiz kasılmalar var" bunun içinde iğne tedavisi yapmak gerekiyor, size botulinum toksini uygulamak gerek dedi. İğneler sonrasında düzeldim. Neden benim derdimi kimse anlamadı doktor bey?

-Doktor bey ben de aynı durumdayım! Benim bacaklarıma da geceleri bir şeyler oluyordu. Gündüz iyi olan bu bacakların içine geceleri huysuz - huzursuz bir çocuk giriyordu sanki. Dur - durak bilmiyorlar geceleri! Söyle bir uzatayım da televizyon bakayım desem, bu "huzursuz çocuk" rahatsız ediyor, sürekli gezinmek istiyordu. Uyutmuyordu da! Geceler boyu uykusuzluk canıma tak etmişti. Doktora gittiğimde ya uyku ilacı veriyorlar ya da moral düzenleyici veriyorlardı ama bir fayda etmiyordu. Dile kolay 15 yıldır ben böyleyim. Sonunda bir doktor bana sizde "huzursuz bacaklar hastalığı" var dedi. Ben çocuk demiştim o bacaklar dedi!. Ama verdiği tedavi öyle iyi geldi ki bebekler gibi uyumaya başladım. "Allah razı olsun ondan."

Hekimler nasıl yetişir? Hasta hekim ilişkisi nasıl olur? Hastalık tanısı nasıl konur?

Hekimlik süreci uzun ve zor bir süreçtir. Öncelikle insan yapının fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psikolojik özellikleri öğrenilir. Bu yapıların bir biri ile etkileşmesi, normal çalışma süreci ve sonrasında da bu sürecin nasıl bozulduğu öğrenilir. Hangi bölgedeki sorunlar daha sık gözlenir?, Bu sorunları ne ortaya çıkarır?, Bu süreç nasıl ilerler ve nasıl biter? gibi soruların yanıtları öğrenilir. Bu uzun ve yorucu sürecin hem içinde hem de sonunda pratik yapma süreci bulunur ve hatta ömür boyu da sürer.

Hekimin bilgileri bir eve benzer. Tuğlaların birer birer örülmesi gibi yeni bilgiler örülür, ilişkilendirilir, içinde huzur ile yaşanılacak bir yuvaya döner. Bu ev, içine girene huzur ve sağlık vermeyi hedefler. Bir hastanın bir hekime gelmesi "bu eve misafir edilmesi" gibidir. Misafir iyi bir şekilde karşılanmak, hal-hatır sorulmak, karşılıklı sohbet etmek ve sonunda da mutlu olarak ayrılmak ister. Ev sahibini de isteği aynıdır. Şu soruyu sormak gerekir! Siz kime misafir olmak istersiniz? Yanında kendinizi iyi hissettiğiniz, kendinizi ifade edebildiğiniz, size konuşma fırsatı veren, sizi dinleyen, size karşı ön yargısız olan bir komşunuza mı, yoksa tam zıt özellikleri olan birine mi? Peki ya ev sahibi hangi misafirin gelmesini daha çok sever? Çok konuşan ve kendisine bir şey bile söyletmeyen, sabırsız ve alıngan, saldıracak - kavga çıkaracak bir neden bulmaya çalışan, sohbet konusu açmadığı gibi hiç bir sohbete de katılmayan bir komşu mu yoksa sohbetine doyum olmayıp her şeyi yeteri kadar ve yeteri zamandan konuşan, güler yüzlü, içten ve pazarlıksız bir komşuyu mu? Gördüğünüz gibi hekim - hasta ilişkisi "karşılıklıdır". İki tarafın da beklentileri ve istekleri vardır.

Hastalığın tanısı öncelikle hastanın anlattığı hastalık hikayesi ile konur. Kendini iyi ifade eden bir hasta, hekimin aklında sorunun hangi vücut bölgesinden kaynaklandığı sorusuna cevap olur. Ardından o bölgeyi etkileyen hastalıkları düşünen hekim en sonunda da, hangi hastalığın bu yakınmayı ortaya çıkardığını bulur. Sonrasında yapılan muayene ve incelemeler bu düşünceyi desteklemek içindir. Tanı koyma sırasında mutlaka "eve gelen misafir ile sohbet etmek" gerekir. Bu sohbet yeterli sürede olmaz ise yani hasta dinlenmez, tetkikler istenerek gidilmeye çalışılır ise "istenilen limana varılamaz", masrafta artar.

Peki doktor bey benim hastalığımı neden tanımadılar? Ben neden bu kadar yıl tanı almadım?

Teknoloji insanın en görülmeyecek denilen noktalarını bile görünür hale getirmiştir. Bu sayede pek çok hastalık tanınır ve tedavi edilebilir olmuştur. Ancak hekimlikte asıl olan şey hastadan gerekli olan bilgiyi toplamaktır ki bu da hastaya verilen zaman ile olur. Maalesef günümüzde yönetimlerin uyguladığı hizmet politikaları sonucu olarak hekimin hastaya ayırdığı zaman azalmıştır. İş için gereken zaman azaldığında sayı çoğalır belki ama, kalite mutlaka azalır. Hekim de bir insandır, yorulur. Çok sayıda hasta bakan ve yorulan hekimler giderek kendilerini geliştirmek için gereken yatırımları - okumalarını yapamaz - yapmaz hale gelir. Tanı konmamasına ya da yanlış tanı ve tedavilerin olmasına neden olabilir. Önemsizmiş gibi görünen bu kısır döngü, iyi bir gelecek için mutlaka düzeltilmelidir.

 



Yazarın Tüm Yazıları
Yaşlılık ve sağlıklı yaşam 25 Mart 2014, Salı
Serebellar hemoraji - Beyincik kanaması 18 Mart 2014, Salı
Damar iltihaplanması - Vaskülit 11 Mart 2014, Salı
Behçet Hastalığı 4 Mart 2014, Salı
Beyin ölümü 25 Şubat 2014, Salı
İnsan sağlığı ve bilgi üretimi 18 Şubat 2014, Salı
Apraksi - Hareketin yapılamaması 11 Şubat 2014, Salı
Spinoserebellar ataksi 28 Ocak 2014, Salı
Epilepsi ve cerrahisi 21 Ocak 2014, Salı
Servikal spondilotik myelopati 14 Ocak 2014, Salı
Temporal arteritis 7 Ocak 2014, Salı
Kapı - Duvar 2 Ocak 2014, Perşembe
Göz felci (Gözde hareket kaybı) 24 Aralık 2013, Salı
Paraneoplastik sendrom 17 Aralık 2013, Salı
Düşük el (Radiyal sinir felci) 10 Aralık 2013, Salı
Status Epileptikus (Nöbet fırtınası) 3 Aralık 2013, Salı
Beynin sağ ve sol yarısı 26 Kasım 2013, Salı
Beyin tümörü ve nöbet geçirme 19 Kasım 2013, Salı
Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman 5 Kasım 2013, Salı
Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması) 26 Ekim 2013, Cumartesi
Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım? 11 Ekim 2013, Cuma
İlaçlar ve vücudumuz 1 Ekim 2013, Salı
Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması 17 Eylül 2013, Salı
Davranışlar ve sağlığımız 12 Eylül 2013, Perşembe
Göz hareketleri ve bozuklukları 3 Eylül 2013, Salı
Dirsekte sinir sıkışması - Kubital Tünel Sendromu 20 Ağustos 2013, Salı
Göz kapağı düşmesi - Blefaroptozis 14 Ağustos 2013, Çarşamba
Sınırlar ve canlılık 6 Ağustos 2013, Salı
Siyatik sinir etkilenmesi. 30 Temmuz 2013, Salı
Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi - BPPV 23 Temmuz 2013, Salı
Sıcaklık, ısı ve bedenimiz 16 Temmuz 2013, Salı
Damar sertliği - Ateroskleroz 10 Temmuz 2013, Çarşamba
Uyku ve baş ağrısı 3 Temmuz 2013, Çarşamba
Sinir çalışma bozukluğu - Periferik Nöropati 26 Haziran 2013, Çarşamba
Beyin çalışmasının yetmezliği - Deliryum 19 Haziran 2013, Çarşamba
Yutma bozukluğu - Disfaji 12 Haziran 2013, Çarşamba
Geçici Bellek Kaybı 4 Haziran 2013, Salı
Ortostatik hipotansiyon 15 Mayıs 2013, Çarşamba
Kulak çınlaması - Tinnitus 7 Mayıs 2013, Salı
Kore - Sydenham koresi 30 Nisan 2013, Salı
Vitamin B12 ve sinir sistemi 23 Nisan 2013, Salı
Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri 16 Nisan 2013, Salı
Uykudaki davranış bozuklukları - Parasomniler 11 Nisan 2013, Perşembe
Amyotrofik Lateral Skleroz - ALS 3 Nisan 2013, Çarşamba
Beynimiz ve yaşlanma 27 Mart 2013, Çarşamba
Myelopati - Omurilik etkilenmesi 2 19 Mart 2013, Salı
Myelopati - Omurilik etkilenmesi - 1 11 Mart 2013, Pazartesi
Akut distoni - İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu 5 Mart 2013, Salı
Hemifasiyal spazm - Yüzde ve gözde istenmeyen kasılma durumu 27 Şubat 2013, Çarşamba
Tiroid bezi ve göz hastalığı 23 Şubat 2013, Cumartesi
Ağrı - Beş duyunun cezalandırıcısı 6 Şubat 2013, Çarşamba
Demans - Bunama hastalığı 29 Ocak 2013, Salı
Yalancı tümör sendromu (Psuedotumor cerebri) 22 Ocak 2013, Salı
Karotis damarı daralması - Şah damarı darlığı 15 Ocak 2013, Salı
Uykusuzluk - İnsomni 8 Ocak 2013, Salı
Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi 1 Ocak 2013, Salı
Bel ağrısı 24 Aralık 2012, Pazartesi
Uykuda nefes durması - Horlama 18 Aralık 2012, Salı
Bayılma (Senkop) 12 Aralık 2012, Çarşamba
Beyin kanaması ve yüksek tansiyon (Hipertansiyon) 4 Aralık 2012, Salı
Ağrı kesici kötüye kullanım baş ağrısı 29 Kasım 2012, Perşembe
Diyabetik nöropati (Şeker hastalığı ve sinir iltihabı) 20 Kasım 2012, Salı
Fibromyalji Sendromu 13 Kasım 2012, Salı
İnflamatuar myopatiler - (Dermatomyozit/Polimyozit) 7 Kasım 2012, Çarşamba
Myastenia Gravis 30 Ekim 2012, Salı
Akut inflamatuar demyelinizan nöropati - GBS (Guillain-Barre Sendromu) 23 Ekim 2012, Salı
Nöbet geçirme - Sara hastalığı (Epilepsi) 16 Ekim 2012, Salı
Optik Nörit 9 Ekim 2012, Salı
İnme - Stroke 3 Ekim 2012, Çarşamba
Botulinum toksini - Distoni 26 Eylül 2012, Çarşamba
Yanan ayaklar - Küçük lif nöropatisi 18 Eylül 2012, Salı
Yüz felci - Fasiyal paralizi 12 Eylül 2012, Çarşamba
Huzursuz Bacaklar Sendromu 4 Eylül 2012, Salı
Trigeminal nevralji 28 Ağustos 2012, Salı
Tek gözde ağrısız - ani görme kaybı (Amarozis Fugax) 21 Ağustos 2012, Salı
Parkinson Hastalığı 14 Ağustos 2012, Salı
El titremesi - Tremor 7 Ağustos 2012, Salı
Sinir Sıkışması - Karpal Tünel Sendromu 31 Temmuz 2012, Salı
Baş ağrısı - Migren (2. bölüm) 24 Temmuz 2012, Salı
Baş ağrısı - Migren (1. bölüm) 17 Temmuz 2012, Salı
Çift görme 10 Temmuz 2012, Salı
Baş dönmesi 3 Temmuz 2012, Salı
Prof. Dr. Kıylıoğlu Çine Madran’da 2 Temmuz 2012, Pazartesi