Optik Nörit

Ahmet! Benimle biraz ilgilenir misin? Sağ gözüm hem puslu görüyor hem de sağa sola bakarken ağrıyor.  Sisin arasından bakıyor gibiyim. Renkler de o gözle baktığımda soluk! Aynada baktığımda göz kapağım, göz bebeğim öbür göz gibi, kızarıklık yok. Lenslerim de şu sıralar sorunsuz. Çarpma ya da vurma da olmadı. Korkuyorum Ahmet! Gidelim mi doktora?

Evet, gitmenizde fayda olacaktır. Bu durum görme sinirinin etkilenmesidir. Çoğu insanın aklına sadece göz hekimi gelir ama aslında konu, nöroloji hekiminin ilgi alanındadır. Şöyle ki; göz küresinin ön tarafındaki şeffaf alanlar ışığın, retina dediğimiz kürenin arka tarafında bulunan alana geçmesini sağlar ve buradaki sorunlar göz hekimi tarafından tedavi edilir. Retinadan sonra ışık bilgisini optik sinir taşır ki buradaki sorunlar da nöroloji hekiminin alanıdır. Bazen her iki hekimin de izlemesi gerekebilir.

Optik sinir ne işe yarar? Nasıl bir yapıdır?
Göz dünyaya açılan bir penceredir. Dış dünyadan vücuda giren bilgilerin yüzde 60'ı gözler aracılığı ile olur. "Göz görmez ise gönül katlanır" diye bir söz var ya, tam da bu durumu anlatır. Görme cisimlerden yansıyan ışıkların, retinada elektrik enerjisine çevrilmesi ve optik sinir ile beyindeki görme merkezine taşınması ile olur. Optik sinir beynin öne doğru uzantısıdır ve çok küçük bir kısmı göz küresinin içinde iken, önemli bir bölümü kemikten oluşan göz çukuru ve göz siniri kanalı ile kafa tabanı içinde seyreder. Her iki optik sinir bir ara birleşip ayrılır ve sonunda beynin arkasındaki görme merkezine ulaşır.

Görme siniri etkilendiğinde neler ortaya çıkar? Neden olur? Nasıl incelenir?
Görmedeki netlik kaybı en çok farkedilen bulgudur. Bunun yanı sıra renklerin canlılığında bozulma, kontrast görmede - açık tonları farketmede - zorluk, görme alanında görülmesi gereken yerlerin karanlık olup görülememesi, göz hareketleri ile ağrının olması gibi bulgular vardır. Çoğunlukla hafif - orta seviyede bir etkilenme olurken bazen ışığın bile görülemediği ileri derecede etkilenmeler olabilir.
Optik nörit çoğunlukla vücudun immün sistem hücrelerinin sinirde ortaya çıkardığı harabiyet ile olur. Bunun nedeni çoğunlukla bulunamaz iken, bazen Multipl Skleroz hastalığının (MS) ilk bulgusu olarak görülür. MS hastalarının beşte birinde ilk bulgu optik nörittir. Viral ve bakteriyel infeksiyonlar, aşılanmalar, yaralanmalar, damar yapısında daralma ya da iltihaplanma ile ortaya çıkan beslenme sorunları, sinir üzerine sonrada gelişen tümöral yapıların baskı yapması, Behçet hastalığı ya da Lupus hastalığı gibi romatizmal hastalıklar sırasında da ortaya çıkabilir.
İncelemede öncelikle hastalık gelişim sürecine ve şu anki durumuna bakılır. Kan testleri ile tüm vücudu etkileyebilen yukarıdaki hastalıklar aranırken, görsel uyarılmış potansiyel incelemesi denen yöntem ile etkilenmenin varlığı ve ne tür bir etkilenme olduğuna bakılır. Ardından göz küresi ve arkasındaki optik sinirin durumu kontrast maddenin verildiği Manyetik Rezonans Görüntüleme yöntemi ile değerlendirilir. Sıklıkla beyinde de etkilenme var mı diye bakılmaktadır. Damar içine verilen kontrast madde ile optik sinir veya  beyinde  boyanma olması hastalık durumunu işaret eder. Yine bazı olgularda bel bölgesinden iğne ile girilerek beyin omurilik sıvısı alınır ve incelenir. Sırası gelmişken söyleyelim "sakın bel sıvısı aldırmayın felç olursunuz" inanışı doğru değildir. Yararı zararında fazla olan her şey gerektiğinde yapılmalıdır ve bu yöntemin yararı her zaman zararından fazladır.

Optik nörit süreci nasıldır? Nasıl tedavi edilir? Neye dikkat etmek gerekir?
20 - 40 yaş arası gençlerde sık görülen bu durum, çoğunlukla tama yakın düzelme ile sonuçlanır. Hiçbir sebebin bulunamadığı durumlarda düzelme genellikle kendiliğinden ilk 3 haftada başlar 3 ayda sonlanır. Nadiren 6 ay ya da bir yıla uzar. Yüksek doz kortikosteroid tedavi günümüzde bu süreci çok kısa sürede geçirmek için uygulanan tedavi yöntemidir. Tam düzelme sonrasında bile fazla ışıkta ya da aşırı sıcakta görmenin bozulabildiği ve bu etkenlerden uzaklaşınca görmenin tekrar düzeldiği hatırlanmalıdır.

Elli yaşından sonra ortaya çıkması, ağrı olmaması, kötüleşmenin hemen değil de yavaş yavaş ve haftaları bulan süreçte artması, hiç düzelme olmaması, vücudu yaygın olarak etkileyen hastalıklara ait bulguların varlığın halinde, ancak "nedene yönelik tedaviler" ile iyileşmenin olabileceği hatırlanmalıdır.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.