23 Şubat 2020, Pazar

Siz Karar Verin

1 Kasım 2011, Salı

     


Talât Yörük
Çok açık ki, depremlere ve hatta diğer afetlere hazırlıklı bir ülke değiliz. İzmit’te ve Van’da gördüğümüz gibi depreme, Antalya’da gördüğümüz gibi sellere, hatta her yerde gördüğümüz gibi yangınlara hazırlıklı değiliz. Bir doğal afette nasıl davranılması gerektiği konusunda, halk olarak bizim bir eğitimimiz olmadığı gibi, başta belediyeler olmak üzere devletin çeşitli organlarında da aynı eğitimsizliği gözlemliyoruz.

Bu yazımda işin siyasi kısmını bir kenara bırakarak, hiçbir afete hazır olmayan Türkiye’de yapılmak istenen nükleer santralleri değerlendirmek istiyorum.

Çernobil felaketinden sonra nükleer santral üzerindeki insan etkileri azaltılmış olsa dahi, az da olsa hala daha devam ettiğini de belirtmeden konuya geçmek istemiyorum. (Çernobil felaketi, aşırı ısınma durumunda devreye girmesi gereken otomatik soğutma sisteminin devreden bilerek ve isteyerek çıkarılması nedeniyle meydana gelmişti.)  

Türkiye’de Akkuyu, Sinop/İnceburun, Kırklareli/İğneada’da olmak üzere üç tane nükleer santral yapılmak isteniyor. Nükleer santrallerle ilgili birinci tehlike, bu nükleer santraller her ne kadar Türkiye’nin deprem haritasına göre, deprem bölgesinde gözükmeseler de deprem bölgelerine çok yakın konumda bulunuyorlar. İkinci tehlike ise, nükleer santrallerin soğutma işlemi için yoğun şekilde su ihtiyaçları olduğundan, deniz, göl, nehir kıyılarında inşa edilmek zorundadırlar. Bu nedenle, yakın zamanda Fukushima’da gördüğümüz gibi depremden sonra meydana gelebilecek su baskını tehlikesine de çok açık vaziyettedirler. Bununla beraber santralde ısınan su, doğaya geri salındığı için oradaki su havzasını ısıtıp canlı popülasyonunda olumsuz etkiye neden olmaktadır. Üçüncü ve en önemli etki ise, nükleer atıklardır. Nükleer atıklar benim öğrendiğime göre 600-1.000 m. derinliğe gömülürlermiş (uygulamada gerçeğin böyle olduğundan emin değilim). 1000 m. de gömülseler, nükleer atıklar 210.000 yıl aktif halde kalırlar. Yeni teknoloji ile ve nükleer atıkların geri dönüştürülmesi çalışmaları ile bile bu rakam ancak 1.000 yıla kadar düşürülebiliyor.

Nükleer santrallerin tüm olumsuzlukları, alınan tedbirlerle mümkün olduğunca azaltılabilir. Fakat, alınan her tedbir maddi külfet anlamına geldiği için devletler tedbirlerini bir yerde kesmek zorunda kalabiliyorlar. Örneğin, Japonya’da tsunaminin Fukushima’yı etkilemesinin nedeni, nükleer santrali korumak amaçlı yapılan dalgakıranların yeterli büyüklükte olmamasıydı.

Nükleer santrallerin olumsuz özelliklerinin yanı sıra olumlu özellikleri de vardır. Bunların başında ülkedeki teknolojik gelişmelere öncülük edecek olması gelmektedir. Çünkü, nükleer teknoloji, yalnızca elektrik üretimi için değil tıbbi uygulamalarda, arkeolojide ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda da kullanılmaktadır. Santrale yakın yerlerdeki yerleşim yerlerinin ısınması da santralden sağlanabileceği gibi, sıcak su açığa çıktığı için çevresinde balık çiftlikleri kurulabilir. Günümüzdeki en büyük sorun olan, sera gazı salınımı, ozon tabakasının delinmesi, CO2 salınımı gibi sorunları tamamen ortadan kalkar. Zira, yılda 2 milyar ton CO2 salınmasını önler. Bunun yanında küçük bir alanda çok büyük enerji sağlanarak zamandan ve paradan tasarruf edilebilir.

Şu ana kadar, nükleer santrallerin olumlu ve olumsuz yanlarından sadece bazılarını verdim.

Japonya’daki Fukushima felaketinden sonra enerji talebi bizden kat kat fazla olan Almanya’nın, nükleer santrallerinin tamamını zamanla kapatma ve tamamen yenilenebilir enerjiye geçme kararı aldığını da hatırlatmak isterim.

Siz karar verin sizce nükleer santral inşa etmeli miyiz?


Yazarın Tüm Yazıları
Seçimler bitti mi? 15 Nisan 2014, Salı
Oy Kullanma Esasları 18 Mart 2014, Salı
Bülent Tezcan’a Atılan Yumruk 25 Ocak 2014, Cumartesi
Alın Teri Göz Nuru 24 Aralık 2013, Salı
Taze Sebze-Meyve 26 Kasım 2013, Salı
Sosyal Demokrasi Nedir? Ne Değildir? 19 Kasım 2013, Salı
Onlar-Bizler 5 Kasım 2013, Salı
90. Yıl 29 Ekim 2013, Salı
Adil Bayramlar 6 Ağustos 2013, Salı
Samimi miyiz? 30 Temmuz 2013, Salı
Para insanı özgürleştirir mi? 23 Temmuz 2013, Salı
Hepimiz Yeşili Severiz 16 Temmuz 2013, Salı
Şu PKK Meselesi’nde Nerede Kalmıştık? 25 Haziran 2013, Salı
Gezi Parkı Direnişi Nedir? 18 Haziran 2013, Salı
Taksimli Çapulcu Efe 11 Haziran 2013, Salı
Ben Çapulcuyum 4 Haziran 2013, Salı
Fondip 28 Mayıs 2013, Salı
Yöneticilik 21 Mayıs 2013, Salı
Çine’de Güzel Şeyler Oluyor 7 Mayıs 2013, Salı
T.C. 16 Nisan 2013, Salı
Becer Bal Ye 26 Mart 2013, Salı
Melih Gökçek Aydın’da 5 Mart 2013, Salı
Atatürk'ün Bursa Nutku 5 Şubat 1933 5 Şubat 2013, Salı
Sanayinin ve Tüketicinin En Büyük Sorunu Sahte Üretim 25 Ocak 2013, Cuma
Bizim Takvime Göre 10 Yılımız Kaldı 8 Ocak 2013, Salı
Üzüm Yemek mi Bağcıyı Dövmek mi? 24 Aralık 2012, Pazartesi
Çine Diasporası 18 Aralık 2012, Salı
Topçam Madran Suyu 10 Aralık 2012, Pazartesi
Aydın Büyükşehir Belediyesi (Sınırlar) 27 Kasım 2012, Salı
Aydın Büyükşehir Belediyesi (Cebimizden Çıkacak Paralar) 20 Kasım 2012, Salı
Bayramlar ve Biz 7 Kasım 2012, Çarşamba
Aydın Büyükşehir Belediyesi (Köyler) 30 Ekim 2012, Salı
Aydın Büyükşehir Belediyesi 23 Ekim 2012, Salı
Mavi Kapak 9 Ekim 2012, Salı
Öneriler 2 Ekim 2012, Salı
Son iki hafta 25 Eylül 2012, Salı
Kopyala-Yapıştır 4 Eylül 2012, Salı
Yine petrol bulundu 28 Ağustos 2012, Salı
Kaç Canlının Ölümünden Sorumlusunuz? 7 Ağustos 2012, Salı
Çine Neden Gelişmiyor? 24 Temmuz 2012, Salı
Kanun Değişiklikleri 17 Temmuz 2012, Salı
Çarpık Yapılaşma 3 Temmuz 2012, Salı
Yangın Var 19 Haziran 2012, Salı
Tatil Başladı 12 Haziran 2012, Salı
Fikri Haklar Hukukunda.... 5 Haziran 2012, Salı
Avukatlık 29 Mayıs 2012, Salı
“Demir Perde Bayramı” Demir Yumrukla Son Buldu 22 Mayıs 2012, Salı
Türk Futbolu 15 Mayıs 2012, Salı
Sütten Ağzı Yanan Yoğurdu Üfleyerek Yer 8 Mayıs 2012, Salı
İş Gücünün Üretimdeki Rolü 1 Mayıs 2012, Salı
Milletvekillerini Seçerken Çok Titiz Davranılmalıdır 23 Nisan 2012, Pazartesi
Mücadeleye Devam 10 Nisan 2012, Salı
Çine ve Festivaller 3 Nisan 2012, Salı
YASA(K)OYUCU 27 Mart 2012, Salı
Çanakkale Şehitlerine 20 Mart 2012, Salı
Çevre Kirliliği 13 Mart 2012, Salı
Günümüzde Toplu İş Sözleşmesi 6 Mart 2012, Salı
Madranspor 28 Şubat 2012, Salı
Deve Güreşleri 21 Şubat 2012, Salı
Bu Sözlere Korkan Saldırır 7 Şubat 2012, Salı
Doğalgaz Santrali 31 Ocak 2012, Salı
19 Mayıs 24 Ocak 2012, Salı
Yeni Kira Hukuku 17 Ocak 2012, Salı
E(K)MEK 10 Ocak 2012, Salı
Çine 2012 3 Ocak 2012, Salı
Çine’nin 5S 2K’sı 27 Aralık 2011, Salı
Şike Bizim Kendimizde 20 Aralık 2011, Salı
Gümrükler ve Kaçakçılık 13 Aralık 2011, Salı
Siz Hangi İktisadı Tutuyorsunuz? 6 Aralık 2011, Salı
Bedeli ne kadar? 29 Kasım 2011, Salı
Ayağını Yorganına Göre Uzat 22 Kasım 2011, Salı
Tüketici Hakları 15 Kasım 2011, Salı
Siz Karar Verin 1 Kasım 2011, Salı
Nutuk’tan 25 Ekim 2011, Salı
Toplumsal Uzlaşı 18 Ekim 2011, Salı
Yozlaşan Demokrasi 11 Ekim 2011, Salı
Avukat Talât Yörük Çine Madran’da 7 Ekim 2011, Cuma