• 24 Ağustos 2011, Çarşamba

Din savaşları

Dünyada yaklaşık 1,2 milyar Müslüman var.

Bunların ancak %20’si Arap kökenli Müslüman. Yani karşıdan baktığınızda Arapların tamamı Müslüman ya da Müslümanların tamamı Arap gibi algılanmalı. Şu da çok önemli; Müslümanlık Arapların hegemonyasında değil.

Halkı Müslüman olan Arap devletlerinin tamamı fandamentalist (dine bağlı kurallarla yönetim) rejimlerle yönetilir. Bağlı olarak liderlerinin tamamı diktatördür.

Bardağı Saddam Hüseyin taşırdı. 1990’lı yıllarda Kuveyt’e saldırdı. Kuveyt’i Saddam’ın elinden Amerika aldı. Sonra Amerika Irak’ı işgal etti ve diktatör Saddam dönemi sona erdi.

Ve ABD, bağlı olarak Hıristiyan devletler harekete geçti. 1980’lerde yetiştirdiği Usame Bin Ladin gibi geri tepen silahlar üretmemeye özen göstererek Orta Doğu Coğrafyası’na akıllı, işini bilen Lavrens’ler gönderdi. Sonucunu da son yıllarda fazlasıyla almaya başladılar.

Tunus’da 24 yıldır iktidarda olan Zeynel Abidin Binali, Mısır’da 30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek, Yemen’de 33 yıldır iktidarda olan Ali Abdullah Saleh devrildi. Bugünlerde de 42 yıldır iktidarda olan Muammer Kaddafi devrildi.

11 Eylül saldırısından sonra gelişmiş Hıristiyan ülkeler giriş çıkışlarda Arap kökenli turistleri donuna kadar arayarak ülke halklarına Araplara karşı bir paranoya geliştirme politikası izledi ve bunda başarılı oldular.

Devrilen Arap diktatörlerin akıbetleri yukarıdaki gelişmiş ülkelerin halklarınca şöyle yorumlanıyor: “Geride kalan diğer birkaç diktatör de iktidardan uzaklaştırılırsa Müslümanlar Hıristiyanlar için tehlike olmaktan çıkmış olacak. Çünkü Müslüman dünyasını ayakta tutan yüksek sermayeli devletler tamamen egale edilmiş olacak.”

Belki de bıyık altından gülerek “biz 21. yüzyılda haçlı seferlerini kazandık” diyorlar.

Devrilen Arap liderlerin ülkeleri petrol zengini, kendine fazlasıyla yeten yer altı kaynaklarına sahip olan ülkeler. Kısacası zengin Arap ülkeleri.
Malezya, Bangladeş gibi nüfuslarıyla Müslüman sayısının %20’sini oluşturan devletler halkı açlık sınırında olan, gelişmemiş ülkeler. Türkiye gibi gelişmekte olan Müslüman ülke sayısı yok denecek kadar az.

1990’ların ortasında, o dönem aktif siyasetin içinde olan bir dostum o günlerdeki bir sohbetimizde “Hıristiyan emperyalist güçlerin 21. yüzyıldaki hedefi Orta Doğu, bağlı olarak zengin Müslüman devletler olacak. Yani 21. yüzyıl Dinler Savaşı yüzyılı olacak” demişti.

Türkiye Müslüman Dünyasının ekonomisi ve askeriyesiyle dik duran tek güçlü ülkesi. Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan gibi zengin Müslüman Arap ülkelerinin askeri gücü yok denecek kadar az. Türkiye üzerinde oynanan oyunlar giderek karanlıklaşıyor ve oyunun kurucuları yavaştan hedeflerine ulaşıyor gibi görünüyor.

Gerçekten de Hıristiyanlar 21. yüzyılda Haçlı Seferlerini kazandı mı dersiniz?

Müslüman bir aileden gelme olduğunu kendimize fısıldadığımız Obama’nın başını çektiği Hıristiyan Emperyalist güçler bundan sonra ne yapacak?

Bu saatten sonra Türkiye kimin yanında yer alacak?

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.