• 2 Mayıs 2012, Çarşamba

Yeni Öğrendiklerim

Borneo Adaları’nda günde 20 cm kadar büyüyebilen bir bambu türü varmış. Bu bambu ağacını toprak seviyesinden keser ve çevresine 4 tane kazık çakarlarmış. Zina yapan erkeği kestikleri bu bambu ağacının üzerine yatırırlar, el ve ayaklarından bu kazıklara bağlarlar ve çeker giderlermiş. Ağaç büyüdükçe mahkûmun kaburgalarını parçalarmış.

Böylesine yavaş, bitmeyecekmiş gibi süren bu işkenceyi duyduğumda şaşırdım ama Borneo Yerlilerinin geleneği olması nedeniyle eleştirmedim.
Eskimolar evine gelen misafire yiyeceklerini ve eşlerini sunarlarmış. İki Eskimo köyünün birbirine uzaklığı yüzlerce kilometre; araçsız gidilen bu yol aylar sürebiliyor. İkramı kabul etmemek de hakaret sayılıyor.

Bunu duyduğumda çok ahlaksız gibi geldi ama Eskimoların geleneği olması nedeniyle eleştirmedim.

Boyunun küçük olması nedeniyle sirklerde ve hayvanat bahçelerinde çocukların ilgi odağı olan Midilli Atlarının chatland ve fababella diye iki cinsi varmış.
Bunu öğrendiğimde, bir şey daha öğrendiğim için sevindim ama bana bir yararı olmayacağı için bilgiyi gereksizler köşesine attım.

Çine Organize Sanayi Bölgesi’nde bitmek üzere olan 64 mw’lık Doğal Gaz Çevirim Santralinin çalışabilmesi için 5 inçlik sondajlar yerleştirilmiş. Bunlardan çıkan su yaklaşık 2200 dönüm su altı arazisini sulayabilecek kapasitedeymiş.

Kurmayı planladıkları 455 mw’lık diğer santral için de yer altı suları kullanılacakmış ve kullanılacak olan bu su yaklaşık 18 bin dönüm su altı arazisini sulayabilecek kadarmış.

İlginç olanı bu santraller devreye girdiğinden kısa bir süre sonra Çine Havzasındaki yer altı suları çekilecek ve suyu bulmak için deniz seviyesine, yani 130, 140 metre derinliğe inmek gerekecekmiş.

En ilginci bu doğalgaz ile çalışan santrallerin doğada en son etkilediği zeytin ağaçlarıymış.

Bunları duyduğumda çok şaşırmıştım ama paniklememem gerektiğini düşündüm. Çünkü çiftçilik yapmadığım için yer altı sularına ihtiyacım yoktu. Beni ilgilendiren tek yanı zeytin ağaçlarımdı. O da zeytin ağacının direnci nedeniyle en son zarar görecek olanıydı.

Kısacası benden önce zarar görecek bir sürü üretici kuruluş vardı. Yani, gemiyi en son zeytin üreticileri olarak biz terk edeceğiz (!)
Şimdilik biraz da olsa rahat sayılırım.

Yeni öğreneceğim bilgiler olursa sizlerle paylaşmayı sürdüreceğim.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.