• 12 Ekim 2011, Çarşamba

TBMM Harcamaları

Ulusal Gazeteler son günlerde TBMM’nin harcamalarına taktı gibi görünüyor.

“2010 yılında Mecliste 96 ton kırmızı et tüketildi” başlığıyla çıkan haberi aslına bakarsanız kimse yadırgamadı.

“Çok fazla arkadaş ya!”

“Abi günde 250 kilodan fazla ediyor”
gibi tepki gösterenlere kısa ve kendince yerinde cevaplar veriyor vatandaş.

“Bir düğün evinde o kadar et tüketiliyor. Adamların her birinin en az iki misafiri geliyor günde.”

Tüketilen tavuk ve balıketinin ne kadar olduğu hiç konuşulmadı.

Pazar günü ulusal gazetelerimizden birinin 21, sayfasının sağ alt köşesinde iki sütuna on santim bir haber vardı; gözden ırak yazılmış bir haber.

“Mecliste yeni makam araçları da Audi A6 olacak”

Bu yıl Passat 2.0 TDİ marka 63 araç kiralanmış ve kira için 1 milyon 178 bin 795 lira ödeme yapılmış. 2012’de kiralanacak araç sayısı 64. Bu araçlar için de 1 milyon 927 bin 896 lira ödeme yapılacakmış.

Şimdi siz sanıyorsunuz ki TBMM’deki milletvekillerinin tamamına tahsis edilen araç sayısı bu.

Hayır efendim, değil.

Bu 64 araç TBMM Başkanvekilleri ve Meclis İdare Amirleri için kiralanıyor. 2 tanesi de İstanbul’daki Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na gönderilecekmiş.

Türkiye’deki resmi araç sayısı yüz bine yakın. Bu araçların yakıt tüketimi de devletin sırtında kambur.

Bu resmi araçlarla amirlerin, müdürlerin eşleri gezilere, çocuklara okullara gidip geliyor; bu birçok kez tespit edildi ve tespitten sonra müdürler soruşturma geçirdi ama hiçbir sonuç elde edilmedi. Bir sonuç elde edilemediği için de suiistimal sürüp gidiyor.

BDP’li Sırrı Süreyya Önder’in aynı günkü gazetelerin birindeki açıklaması olayın tuzu biberi oluyor. TBMM binasındaki odaları kastederek;

“Vekil odaları cezaevi hücresinden küçük. Mimari sanki F tipi mimari” diyor.

Ağa konaklarından TBMM’nin kutu kadar odalarına gelince kendini boğuluyorum hissetmiş olmalı.

Geçtiğimiz günlerde Çeçenistan’ın Rusya destekli diktatörü Kadirov’un doğum günü partisinde harcadığı para ile ilgili bilgiyi bize aktaran gazeteler haberi manşetten vermişti:

Savrukluğa parmak basmaya çalışırcasına. Harcadıklarına kılıf olarak ne demişti sayın lider:

“Parayı Allah veriyor.”

Çeçen Liderinin harcamasını manşetten verip bizimkilerin lüksünü 21. sayfanın sağ altına sıkıştıran Ulusal basının çifte standardı burada da kendini açığa çıkardı bana kalırsa.

TBMM’nin, Milletvekillerinin ve makam sahiplerinin harcamalarına, har vurup harman savurmalarına baktığında insanın aklına ister istemez saltanatlık geliyor.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.