18 Kasım 2018, Pazar

Armut ol, ağzıma düş

23 Kasım 2011, Çarşamba

     


Arif Ali Uyguç

Dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri Mısır’dır. Firavunlar döneminde yapılan görkemli ve devasa yapılar nedeniyle, özellikle tarihi değerleri ön plana çıkar ve gezgine gözsel anlamda fazlasıyla doyurur.

Mısırlı Arapların İslamiyeti kabulünden sonra bu yapılar talan ve tahrip edilmiş olmasına rağmen Mısır Akdeniz’den Afrika’nın ortalarına kadar yüzlerce arkeolojik eserle bezenmiştir. Bu yapılar sayesinde her yıl milyonlarca turisti ağırlar ve ekonomisine gözle görülür bir katkı sağlar.

Geçtiğimiz ay Luksor Vadisi’nde, uzun zamandır devam eden yenileme çalışmaları bitmiş ve ünlü Sfenksler Vadisi ziyarete açılmış. Antik Thebes kentinin bulgularından biri olan Sfenksler’i gerçekten de gidip görmek gerekiyor.

M.Ö. 380 – 362 yılları arasında yapılan 2,7 kilometrelik caddeye biraz para harcanmış. Projeyi kim hazırladı bilmiyorum ama ayrılan ve harcanan para 11 milyon dolar. Bu projeyi tamamlayan Firavunlar ülkesi Mısır, dünyanın gözünü yine kendine çevirdi. Dünyanın gözünü kendine çevirmenin yollarından biri tanıtım ve değerleri korumak, geliştirmek için para harcamak. Parayı harcayacaksın, bir eseri ya da bir alanı görülmeye değer kılacaksın ve bekleyeceksin. Elin oğlu o eseri ya da yeri görmek için gelecek ve sana para bırakacak. Öyle, armut ol, ağzıma düş olmuyor bu işler.

Geçtiğimiz günlerde Alabanda Antik Kentinde kazı heyeti bir kahvaltı verdi. Çine’nin güzide insanları oradaydı. Kazıları yapan ekibin başındaki Doç. Dr. Suat Ateşlier gelen konuklara bıkıp usanmadan Alabanda’yı anlattı. Kenti gezdirdi ve tarihsel bilgilerle Alabanda’nın ne kadar değerli bir kent olduğunu anlatmaya çalıştı.

Konu açılmışken: Tarihe duyarlı Çineliler anımsayacaklardır. 1993 yılında bir grup arkadaşla Alabanda Derneği’ni kurmuştuk. Sloganımız; “Çine’yi Selçuk, Alabanda’yı Efes yapalım” idi. Alabanda antik kenti şu anda gezgine gözsel anlamda pek bir şey vermiyor olsa da Kemer Deresi’nden gelen suyun oluşturduğu dolgu nedeniyle toprak altında kalan değerli yapıları ile bir Efes’i aratmayacak kadar zengin yapı ve tarihe sahip. Bilim adamları bunun da bilincinde…

O gün Doç. Dr. Suat Ateşlier Hoca bu yıl kentte yaptıkları kazıları ve kazılarda çıkanları da anlattı. Önemli olan oydu aslında. Kahvaltının asıl nedeni olan konu kazılar, kazıların zorluğu ve maliyetiydi. Dor Tapınağı olarak bilinen tapınakta yapılan kazıları anlattı ve yaptıklarını konuklara gösterdi. Gözle görülür iş yapmış gibi görünüyorlardı. Çünkü Etem Hamdi Bey’in 100 yıl kadar önce tapınakta yaptığı kazılardan çok daha belirgin şeyler ortaya çıkarılmıştı.

Uzatmayalım; Ateşlier Hoca konukların önüne rakamlar koydu. Bu yıl Bakanlıktan aldıkları 65 bin lira ile işe başlamışlardı. Bu para zorunlu giderlere harcanmıştı ve bitmişti. Çünkü bu yılki kazılarda 7 Öğretim görevlisi, 13 öğrenci, 5 arkeolog, 13 işçi, İspanya, Fransa ve Almanya’dan 4 bilim adamı çalışmıştı. 65 bin liranın yetmiş olması bile mucizeydi.
Doç. Ateşlier gelen konuklara söyleyeceği sözü söyledi sonunda:

“Gelen para zorunlu giderler harcandı ve kıt kanaat yetti. Bizimle birlikte kazıya katılanların yemek giderlerine para ayıramadık” dedi Ateşlier. “Gıda dışında harcamalarımız da oldu. Çapa, kürek, çivi vb. gibi hırdavat malzemesine de para ayıramadık. Bu harcamalar için giden paradan Çine Esnafına 4500 lira borçlandık. Bu giderler önümüzdeki yıllarda da karşımıza çıkacak. Ödeme yapamadığımız bu giderler için sizden destek istiyoruz” diye bitirdi sözlerini.

Konuklardan konuya sıcak yaklaşanlar oldu. Borç öyle ya da böyle ödenir, ödenecek. Gelen konuklar bunu ödeyebilecek duyarlılıkta. 4500 lira gelen konuklar için küçük para.

Konu bu değil; Konu, 7 öğretim görevlisi, 13 öğrenci, 5 arkeolog, 13 işçi ve bakanlığın gönderdiği 65 bin lira ile Alabanda antik Kenti’nin kazılarının ne zaman biteceği. Biteceği sözcüğünü çıkarıyoruz; ne zaman kent gezgine gözsel anlamda doyurmaya başlayacağı. Alabanda kazılarının diğer antik kentlerden zorluğu hafriyat sorunu. 7 metreye varan dolgusuyla kent bir şekilde tamamen toprak altında. Kazı heyetinin bir yandan iğne ile kuyu kazarken bir yandan da toprak sevkiyatı yapması gerekiyor. Yani daha çok çalışması gerekiyor.

Luksor Vadisi’nde 5 yılda 11 milyon dolar harcanıp yenileme yapılmış. Elin oğlu yenileme çalışması için yılda 2 milyon dolar harcamış; biz kazı için yılda 65 bin lira gönderiyoruz.

Bakanlık “armut ol, ağzıma düş” politikası uygulayacağına biraz fazla ödeme ayırmalı. Değilse Alabanda Antik Kenti’nin kazıları 200 yılda yarıya gelmeyecek. Bakanlıktan beklemeyip, Yerel sivil kuruluşlar da bir komisyon kurup kent kazılarının yakından takip etmeli.



Yazarın Tüm Yazıları
ALABANDA KÜLTÜR VE BAHAR ŞENLİĞİ 7 Nisan 2017, Cuma
ARI KOVANINA ÇOMAK SOKMAK 6 Şubat 2017, Pazartesi
“ÇİNE’DE KAN ARIYORUM” 26 Kasım 2015, Perşembe
“OKUDUĞUN KİTABI PAYLAŞ” 17 Nisan 2015, Cuma
HANGİ TOHUM? 10 Nisan 2015, Cuma
Sınırın sınırsızlığı 26 Aralık 2014, Cuma
Zeytinyağı 9.60 lira 19 Aralık 2014, Cuma
Mutluluğun resmi 12 Aralık 2014, Cuma
“Çine (Çin’e) kadar geldim” 28 Kasım 2014, Cuma
Rus buğdayı 21 Kasım 2014, Cuma
Toprağa Saygı Haftası 14 Kasım 2014, Cuma
Sürü psikolojisi 7 Kasım 2014, Cuma
Bir sürü nedenden bir kaçı 31 Ekim 2014, Cuma
“Daha fazlası senin görevin” 24 Ekim 2014, Cuma
Yaşeyipduruz 17 Ekim 2014, Cuma
Oradan öyle görünüyor 12 Mart 2014, Çarşamba
“Allah Belediyemize zeval vermesin” 10 Mart 2014, Pazartesi
Avanak Avni ve Kambur 24 Şubat 2014, Pazartesi
Gerga Yarası 12 Şubat 2014, Çarşamba
Güle güle Üstat 23 Ocak 2014, Perşembe
Başladık… 21 Ocak 2014, Salı
Adayların açıklanmasını beklemek… 16 Ocak 2014, Perşembe
Kıçı başı oynayan efe 8 Ocak 2014, Çarşamba
Hoş geldin 2014 1 Ocak 2014, Çarşamba
“Cry For Me Türkiye” 24 Aralık 2013, Salı
Dürüst ve temiz siyaseti özledik 16 Aralık 2013, Pazartesi
Devr-i sabık yaratmak 10 Aralık 2013, Salı
"Çalkalamaya geldik" 3 Aralık 2013, Salı
Adayların projeleri 26 Kasım 2013, Salı
Özeleştiri 19 Kasım 2013, Salı
Değirmenin suyu 12 Kasım 2013, Salı
Bindik bir alamete... 5 Kasım 2013, Salı
"Torpil bu olsa gerek" 22 Ekim 2013, Salı
Dünür evinde bohça çözmek 8 Ekim 2013, Salı
Ulu Çınarlar ve Dinozorlar 19 Mart 2013, Salı
Hoş geldin 2013 1 Ocak 2013, Salı
İlk Resim Öğretmenim 26 Aralık 2012, Çarşamba
Kültür ve Tabiat Varlıklarımız 24 Aralık 2012, Pazartesi
Sözün bittiği an 20 Aralık 2012, Perşembe
Çocuklar kumar oynuyor 13 Aralık 2012, Perşembe
Basının özgürlüğü 6 Aralık 2012, Perşembe
Duvarı nem, yiğidi gam 28 Kasım 2012, Çarşamba
Çine düşmanlığı!.. 22 Kasım 2012, Perşembe
Her sel kütük getirmez 20 Kasım 2012, Salı
Nasıl Algılarsanız 17 Ekim 2012, Çarşamba
“Ödediğim vergiler haram olsun” 11 Ekim 2012, Perşembe
köpek gözünden bahar almaz 1 Ekim 2012, Pazartesi
Demagoji 6 Eylül 2012, Perşembe
Bizi asla bölemeyecekler 29 Ağustos 2012, Çarşamba
Gelişmemişlik görüntüleri 16 Ağustos 2012, Perşembe
Alabanda Kazıları ve Alabanda Derneği 10 Ağustos 2012, Cuma
Çine (neden) gelişmez? 31 Temmuz 2012, Salı
"Ben bunu hak etmedim" 25 Temmuz 2012, Çarşamba
Ahkâm Kesmek 11 Temmuz 2012, Çarşamba
Leyleğin Ömrü 3 Temmuz 2012, Salı
İşi aynasıdır kişinin 20 Haziran 2012, Çarşamba
“Allahından Bulsunlar” 23 Mayıs 2012, Çarşamba
Anneler Günü Nasıl olsun? 12 Mayıs 2012, Cumartesi
Halk Hekimliği 9 Mayıs 2012, Çarşamba
Yeni Öğrendiklerim 2 Mayıs 2012, Çarşamba
Son Süslemeler 25 Nisan 2012, Çarşamba
Elini Taşın Altına Koyanlar 21 Mart 2012, Çarşamba
Duyarsızlığa Protesto 14 Mart 2012, Çarşamba
Çineli Sivil Toplum Örgütleri 7 Mart 2012, Çarşamba
Madran Spor 29 Şubat 2012, Çarşamba
Kapalı Spor Salonu Kapalı 22 Şubat 2012, Çarşamba
Bu bahar moda kırmızı 15 Şubat 2012, Çarşamba
Particilik 1 Şubat 2012, Çarşamba
Tarih Affetmez 25 Ocak 2012, Çarşamba
Son Mücahit Lider 18 Ocak 2012, Çarşamba
Karanlığa Küfretmeyin 11 Ocak 2012, Çarşamba
Panik yok!.. 4 Ocak 2012, Çarşamba
Hapı yuttuk mu? 21 Aralık 2011, Çarşamba
Başarı mı peşkeş mi? 14 Aralık 2011, Çarşamba
Geçmişten Yolculuk 7 Aralık 2011, Çarşamba
Kirlilik 30 Kasım 2011, Çarşamba
Armut ol, ağzıma düş 23 Kasım 2011, Çarşamba
Ulu Çınarlar 16 Kasım 2011, Çarşamba
Kurban Kesmeyin 2 Kasım 2011, Çarşamba
Türkiye Yenileniyor 26 Ekim 2011, Çarşamba
Şiddet… Şiddet... Şiddet… 19 Ekim 2011, Çarşamba
TBMM Harcamaları 12 Ekim 2011, Çarşamba
Yerli Malı 5 Ekim 2011, Çarşamba
Bilinçli Tarım 28 Eylül 2011, Çarşamba
Taşımalı Eğitim 22 Eylül 2011, Perşembe
Yıldönümü 14 Eylül 2011, Çarşamba
Seçme Hakkı 7 Eylül 2011, Çarşamba
Din savaşları 24 Ağustos 2011, Çarşamba
Kontrol mekanizması 17 Ağustos 2011, Çarşamba
Hipokrat Yemini 9 Ağustos 2011, Salı
Borç yiğidin kamçısı mı? 3 Ağustos 2011, Çarşamba
Neden acaba? 27 Temmuz 2011, Çarşamba
İlkeli siyaset 12 Temmuz 2011, Salı
Tavşan kaç, tazı tut 5 Temmuz 2011, Salı
Yarın için birkaç başlık 28 Haziran 2011, Salı
Geciken seçim yazısı 21 Haziran 2011, Salı
Davet 8 Haziran 2011, Çarşamba
Kötünün iyisi 1 Haziran 2011, Çarşamba
Seçim yazısı 24 Mayıs 2011, Salı
zeytinyağlı yiyemem amman….. 18 Mayıs 2011, Çarşamba
unuttuklarımız 10 Mayıs 2011, Salı
Huzurun adresi 4 Mayıs 2011, Çarşamba
Köyümü özledim 26 Nisan 2011, Salı
Yenilebilir Enerji Kaymakları 18 Nisan 2011, Pazartesi
NİSAN YAĞMURLARI 9 Nisan 2011, Cumartesi
İyi olmak 17 Mart 2011, Perşembe
Merhaba! 15 Mart 2011, Salı