• 16 Ağustos 2012, Perşembe

Mersin

Dini bayramlarımızın arifesinde mezarlıklara götürmek için yüzlerce hatta binlerce bağ mersin alırız. Mezarların üzerine bırakırız. Üç gün sonra da bu mersinler çöp olur.

Biz bu yüzden yıllarca mersin ağaçlarının kesilmemesi için çaba harcadık ama bir türlü mersin ağaçlarının katlini önleyemedik.

Hatta kesenlere ağaç katili olmayın.Kesilmiş mersinleri alanlara da ağaç katillerine ortak olmayın dedik gene de amacımıza pek ulaşamadık.
Oysa mersin ağacı beş metreye ulaşabilen çalı formunda bir ağaçtır. Türkiye de tek türe sahiptir. Ülkemizde denize yakın illerimizin hemen hemen hepsinde yetişir.

Dolayısıyla denizle içli dışlı olan tüm kültürlerde mersin ağacı ön plana çıkmaktadır. Denizci olan antik Yunan kültüründe mersin ağacı anavatanı sembolize ederdi.

Antik Yunanlılar, yeni bir kent kurmadan önce oraya mersin ağacı dikerlerdi. Bu mersinler oranında anavatanında bir parçası olduğunun sembolüydü.

Antik mitolojide de bu bitki ‘ârtemis’ in sembolüydü. Hatta bazı yerlerde bu ağaca ‘’Artemis’’ in kendisi olarakta tapılırdı. Tıbbi ve iyileştirici özelliği olan özsuyunun kokusu hoş ve keskindir.

Bu koku yıl boyunca devam eder. İlkbaharda beyaz renkli çiçekler açar. Fakat dört mevsim yapraklıdır. Ege bölgesinin hemen hemen tamamında mezara gömülen kimsenin başının altına mersin dalları konur.

Ayrıca ege gölgesinde koku verici ve böcekleri kovucu özelliğinden faydalanılır. Körpe sürgünleri su testisinin ağzına konarak suyun hoş kokması sağlanır.

Ayrıca bölgemize hasmıdır bilemiyorum ama yeni doğan bebeğin kokmaması için, ileride ter kokusuna da faydalı olsun diye, öğütülmüş mersin yaprakları tuzla karıştırılarak bebeğin vücuduna oğulur ve kundağına konar.

Ülkemizde denize kıyısı olan ilimizde adını mersinden almıştır. Biri adı üzerinde Mersin ikincisi ise İzmir’dir ki bu ilin antik adı – Smyrna—dır. Myr hecesi de mersin ağacından gelmektedir.

Dünyanın yedi harikasından biri olan Efes ARTEMİS tapınağının bu ilimizde olması bu üstün uygarlıklarda mersin ağacının da payı olduğunu göstermektedir.

Tek tanrılı dinlerde de mersin ağacı kutsiyetini sihirli bir şekilde devam ettirmektedir. Hz. Musa’nın mersin ağacından yapılmış asası yere atınca yılana dönüşmüştür.

Kızıldenizden geçerken asayı yere vurduğunda 12 yolun açıldığı çöllerde yere vurduğunda sular fışkırdığı rivayet edilmektedir. Hititler mersinin meyve ve yaprağından ilaç ve kokulu maddeler elde ediyorlardı.

Günümüzde ise mersinden merhem ve ilaçlar yapılmaktadır. Mersinin yaprak ve meyveleri mikrop öldürücü, iştah açıcı, kan dindirici etkileri nedeniyle halk ilacı olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca yaraları iyileştirici, tansiyon düşürücü, kan şekerin düşürme ve böbrek taşları rahatsızlığında kullanılır. Üç semavi din’de de bahsedilen bu ağacı gereksiz yere kesmeyelim kesenleri de uyaralım.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.