29 Eylül 2020, Salı

Mersin

16 Ağustos 2012, Perşembe

     


Cihan Uyan

Dini bayramlarımızın arifesinde mezarlıklara götürmek için yüzlerce hatta binlerce bağ mersin alırız. Mezarların üzerine bırakırız. Üç gün sonra da bu mersinler çöp olur.

Biz bu yüzden yıllarca mersin ağaçlarının kesilmemesi için çaba harcadık ama bir türlü mersin ağaçlarının katlini önleyemedik.

Hatta kesenlere ağaç katili olmayın.Kesilmiş mersinleri alanlara da ağaç katillerine ortak olmayın dedik gene de amacımıza pek ulaşamadık.
Oysa mersin ağacı beş metreye ulaşabilen çalı formunda bir ağaçtır. Türkiye de tek türe sahiptir. Ülkemizde denize yakın illerimizin hemen hemen hepsinde yetişir.

Dolayısıyla denizle içli dışlı olan tüm kültürlerde mersin ağacı ön plana çıkmaktadır. Denizci olan antik Yunan kültüründe mersin ağacı anavatanı sembolize ederdi.

Antik Yunanlılar, yeni bir kent kurmadan önce oraya mersin ağacı dikerlerdi. Bu mersinler oranında anavatanında bir parçası olduğunun sembolüydü.

Antik mitolojide de bu bitki ‘ârtemis’ in sembolüydü. Hatta bazı yerlerde bu ağaca ‘’Artemis’’ in kendisi olarakta tapılırdı. Tıbbi ve iyileştirici özelliği olan özsuyunun kokusu hoş ve keskindir.

Bu koku yıl boyunca devam eder. İlkbaharda beyaz renkli çiçekler açar. Fakat dört mevsim yapraklıdır. Ege bölgesinin hemen hemen tamamında mezara gömülen kimsenin başının altına mersin dalları konur.

Ayrıca ege gölgesinde koku verici ve böcekleri kovucu özelliğinden faydalanılır. Körpe sürgünleri su testisinin ağzına konarak suyun hoş kokması sağlanır.

Ayrıca bölgemize hasmıdır bilemiyorum ama yeni doğan bebeğin kokmaması için, ileride ter kokusuna da faydalı olsun diye, öğütülmüş mersin yaprakları tuzla karıştırılarak bebeğin vücuduna oğulur ve kundağına konar.

Ülkemizde denize kıyısı olan ilimizde adını mersinden almıştır. Biri adı üzerinde Mersin ikincisi ise İzmir’dir ki bu ilin antik adı – Smyrna—dır. Myr hecesi de mersin ağacından gelmektedir.

Dünyanın yedi harikasından biri olan Efes ARTEMİS tapınağının bu ilimizde olması bu üstün uygarlıklarda mersin ağacının da payı olduğunu göstermektedir.

Tek tanrılı dinlerde de mersin ağacı kutsiyetini sihirli bir şekilde devam ettirmektedir. Hz. Musa’nın mersin ağacından yapılmış asası yere atınca yılana dönüşmüştür.

Kızıldenizden geçerken asayı yere vurduğunda 12 yolun açıldığı çöllerde yere vurduğunda sular fışkırdığı rivayet edilmektedir. Hititler mersinin meyve ve yaprağından ilaç ve kokulu maddeler elde ediyorlardı.

Günümüzde ise mersinden merhem ve ilaçlar yapılmaktadır. Mersinin yaprak ve meyveleri mikrop öldürücü, iştah açıcı, kan dindirici etkileri nedeniyle halk ilacı olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca yaraları iyileştirici, tansiyon düşürücü, kan şekerin düşürme ve böbrek taşları rahatsızlığında kullanılır. Üç semavi din’de de bahsedilen bu ağacı gereksiz yere kesmeyelim kesenleri de uyaralım.



Yazarın Tüm Yazıları
Çuha çiçeği 14 Mart 2013, Perşembe
Süs balıkları 5 Şubat 2013, Salı
Çoban Püskülü ( İleks) 23 Ocak 2013, Çarşamba
Nilüfer 15 Ocak 2013, Salı
Çalı Funda (Erica ) 2 Ocak 2013, Çarşamba
Melisa 14 Aralık 2012, Cuma
Hercai Menekşe ( Kelebek Çiçeği) 27 Kasım 2012, Salı
Tarihler boyu gül 22 Ekim 2012, Pazartesi
Çarkıfelek 6 Ekim 2012, Cumartesi
Fesleğen 29 Eylül 2012, Cumartesi
Tarçın 22 Eylül 2012, Cumartesi
Kabak 7 Eylül 2012, Cuma
Mersin 16 Ağustos 2012, Perşembe
Kaya Sarmaşığı (Hedera) 9 Ağustos 2012, Perşembe
Dut ağacı 2 Ağustos 2012, Perşembe
Alıç ağacı 26 Temmuz 2012, Perşembe
Meleklerin Meyvesi (Karpuz) 21 Temmuz 2012, Cumartesi
İLK YEMEK KİTABIMIZ (Melceü’t Tabbahin) 14 Temmuz 2012, Cumartesi
İlaç Yapımında Kullanılan Endemik Bitkilerimiz 7 Temmuz 2012, Cumartesi
Sıklamen 29 Haziran 2012, Cuma
Haseki Küpesi 22 Haziran 2012, Cuma
Ekinezya 1 Haziran 2012, Cuma
Oya Ağacı 25 Mayıs 2012, Cuma
Yeşil Yürekli Dev Adam Manisa Tarzanı 18 Mayıs 2012, Cuma
Manolya 11 Mayıs 2012, Cuma
Ağlayan Gelin (Fritillaria İmperiaris) 27 Nisan 2012, Cuma
Frezya (Mis Sümbülü) 20 Nisan 2012, Cuma
Nar 12 Nisan 2012, Perşembe
Petunya(Tütün Çiçeği) 6 Nisan 2012, Cuma
Gargan (Batı Karya Lavantası) 29 Mart 2012, Perşembe
Lale 23 Mart 2012, Cuma
Gülibrişim 16 Mart 2012, Cuma
Türkiye’nin endemik Böcekleri 9 Mart 2012, Cuma
Civanperçemi 1 Mart 2012, Perşembe
Zambak 17 Şubat 2012, Cuma
Süsen (İrin) 9 Şubat 2012, Perşembe
Kasımpatı 27 Ocak 2012, Cuma
Ağaçların transplantasyonu 20 Ocak 2012, Cuma
Sakız Ağacı 6 Ocak 2012, Cuma
Çiğdem 29 Aralık 2011, Perşembe
Zeytin 23 Aralık 2011, Cuma
Şifalı Bitkiler 2 Aralık 2011, Cuma
Leylak 25 Kasım 2011, Cuma
Nefes 18 Kasım 2011, Cuma
Gül 11 Kasım 2011, Cuma
Çam Ağacı 4 Kasım 2011, Cuma
Karanfil 28 Ekim 2011, Cuma
Açelya 14 Ekim 2011, Cuma
Defne Yaprakları 6 Ekim 2011, Perşembe
Orkide 28 Eylül 2011, Çarşamba
Dağlarından Yağ Ovalarından Bal Akar 23 Eylül 2011, Cuma
Begonvil 15 Eylül 2011, Perşembe
Ortanca 8 Eylül 2011, Perşembe
Sığla (Günnük) ağacı 25 Ağustos 2011, Perşembe
Çiçek'çe 18 Ağustos 2011, Perşembe
Uyan, “Çiçek’çe” ile Çine Madran’da 17 Ağustos 2011, Çarşamba