26 Eylül 2020, Cumartesi

Okul Öncesi Dönemde Çocuk ve Televizyon

17 Ağustos 2011, Çarşamba

     


Nilüfer Kabalı

Hiç şüphesiz televizyon, çağımızın çocukları için en ilgi çekici iletişim araçlarından, adeta bir sihirli kutu. Farklı yaşlarda da olsa pek çok çocuğun zamanının büyük bir kısmı televizyon seyretmek ile geçiyor. Hatta televizyon seyretmek için ayrılan ortalama süre uyku ve okula gitmek dışında herhangi bir aktiviteye ayrılan süreden daha fazla.

Yetişkinlerin çoğu televizyonu eğlenmek için izlerken, çocuklar eğlendirici buldukları televizyonu, dünyayı tanımak ve anlamak için izlemektedirler. Televizyonun
etkilerini değerlendirirken çocukların televizyonu ne amaçla izlediklerini unutmamalıyız.

Biliyoruz ki televizyonun çocuk gelişiminde faydalı olup olmadığı sık sık tartışma konusu olur. Televizyonun çocuk, ergen ve yetişkin üzerindeki etkilerini yalnızca olumsuz olarak değerlendirmek yanlış olacaktır.

Ancak okul öncesi dönem, çocukların televizyon izlemesinin kontrol altına alınması gereken bir dönemdir. Önemli olan çocuğun hangi programları izlemesine izin verileceğine ve ne kadar süre izlemesi gerektiğine karar vermektir. Bir çocuk; haftalık programında okula, evin içinde ve dışında oynanan oyuna ve uykuya zaman ayırır.

Bunun yanında programda gözükmeyen; belki oyun belki uyku zamanından çalınan televizyona da zaman ayırır. Günümüzde televizyon günlük aktivitelerin bir parçası haline gelmiş durumdadır.  Çocuklar gerçekle gerçek olmayanı yetişkinler gibi ayırt edemez. Bundan dolayı aileler de televizyonu çocuklarıyla beraber izlemelidir. Böylece çocuğun izlediği program hakkında haberdar olurlarken çocukların kafalarının karıştığı durumlarda da onlara durumu izah edebilmelidirler. Aileler ayrıca televizyonu ne sıklıkla izlediklerini de belirlemelidirler. Unutulmamalıdır ki birçok süreçte olduğu gibi televizyon izleme alışkanlığında da çocuklar ailelerini model alacaktır.

Okul öncesi dönem olarak adlandırdığımız 0-6 yaş dönemini, televizyonun etkileri bakımından iki gruba ayırabiliriz. Gelişimin en hızlı olduğu dönem olan 0-3 yaş grubu ve gelişim dönemlerinde kazanılanların yavaş yavaş yerine oturduğu 4-6 yaş grubu olarak ayrı ayrı incelememiz, konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

0-3 yaş grubuna olan etkiler

Günümüzün yoğun çalışma temposunun birey üzerinde yarattığı baskıyı biliyoruz. Buna bir de anne ve baba olmanın sorumluluğu eklendiğinde günlük rutin işlerin tamamlanması bile çok güç olabiliyor. Bunun yanında ikinci bir çocuğun dünyaya gelmesi, anne ve babanın kendine ait sorunları, uzun süren hastalıklar, çalışılan ek işler, evin rutin fakat uzun süren işleri gibi durumlardan dolayı anne ve babalar çocuklarıyla istedikleri gibi ilgilenememektedirler.

0-3 yaş döneminde çocukların zihinsel gelişimi hızlı olduğundan onlara uyaranlar açısından zengin ve aktif bir ortam sunabilmek önemlidir. Bunun yanı sıra, zihinsel
gelişimin en yüksek noktaya ulaşmasında duygusal gelişimin rolü çok fazladır. Kendini mutlu ve güvende hisseden çocukların, zihinsel beceri gerektiren faaliyetlerde
potansiyellerini daha rahat ortaya koyabildiklerini görmekteyiz. Bu dönemde bebeği okşamak, kucaklamak, onunla konuşmak, oynamak, onu gezdirmek artık klişe bir söz
olmuş olan “çocukla kaliteli zaman” geçirmek yukarıda sözünü ettiğimiz iki gelişim alanının ihtiyaçlarını karşılamak açısından hayati önem taşımaktadır.

3 yaş, çocukların kendilerini bağımsız hissettikleri ve paralelinde de sosyalleşmeye başladıkları yaştır. Onların sağlıklı sosyalleşebilmeleri için dil gelişimlerinin beklenen
düzeyde olması gerekmektedir. Annenin, babanın ve/veya ilgilenen diğer kişilerin çocukla kuracakları yakın ve aktif ilişki; çocuğun çevresi ile ilgilenmesi ve insanlara duygusal yakınlık kurabilmesi için ayna görevini görecektir.

0-3 yaş döneminde TV’nin karşısında uzun saatler geçiren bir çocukta konuşmaya başlamada, jest ve mimiklerin gelişmesinde gecikmeler ve yetersizlikler görülecektir.
Çocuğun konuşmayı öğrendiği bu dönemde en çok ihtiyacı olan şey, kazandığı bu beceriyi çevresindeki doğru modellerle geliştirmektir. Bu da ancak çocukla birebir ilgilenmek, onunla konuşmak, oyunlar oynamak ve çevresini uyaranlar açısından zenginleştirmek yoluyla olmaktadır. Böyle kritik bir dönemde sürekli televizyon karşısında kalan çocuk “pasif” hale gelmekte ve iletişim kurma konusundaki motivasyonunu kaybetmektedir.

Pasif hale gelen çocuk, süre uzadığında, kendi halinde olmaktan rahatsızlık duymama, seslenince bakmama, göz kontağı kuramama, yaşıtlarına karşı ilgisizlik, kendi etrafında dönme, sallanma, yaşadığı ortamda canlı varlıklardan çok cansız varlıklara karşı ilgi duyma, cümle kurmak yerine daha basit kelimeler ile kendini ifade etme gibi sıkıntılar yaşayabilir.

Dolayısıyla kritik bir öneme sahip olan 0-3 yaş döneminde, anne ve babaların çocuklarını televizyondan uzak tutmaları önemlidir. Çocuğu televizyonun yarattığı edilgen bir ortama sokmak yerine, uyaranları yoğun bir şekilde fark edebileceği, fiziksel olarak hareket edebileceği, kendisiyle ilgilenen kişiyi model alabileceği ve böylece sosyal ilişki kurmayı öğrenebileceği ortamlar sunmak 0-3 yaş çocukları için yapacağımız en büyük özveri olacaktır.

3-6 yaş grubuna olan etkiler

0-3 yaş grubunda olduğu gibi bu dönemde de çocukların gelişimleri hızlıdır. Fiziksel gelişimleri onları birçok faaliyette yetişkinlerin yardımından bağımsız kılmıştır.
Çevrelerinde belli bir hakimiyetleri olduğunu kanıtlama çabası içindedirler.

Okul öncesi dönemde çocukların zihinsel gelişimi, onların olayları ve sonuçlarını somut olarak algılamalarını sağlar. Bu dönemde çocuklar, her şeyi gerçekmiş gibi algılama
eğilimindedirler. Bu nedenle televizyonda izledikleri her şeyin gerçek hayatta yapılabilecek şeyler olduğu tuzağına kolayca düşmektedirler. Bu durum onların çizgi film
kahramanlarının yaptığı hareketleri yapmaya çalışmalarına neden olabilmektedir.

Çocukların televizyonda gördükleri sahnelerinden etkilenmeleri de üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Özellikle aşk, aldatma ve şiddet içerikli sahneler çocukları olumsuz yönde etkileyebilir. Sonrasında akla gelen görüntüler ve düşünceler, onları günlerce rahatsız edebilir. Çocukların zaman zaman gerçekdışı şeylerden korkmaları nedeniyle odalarında yalnız yatmak istemediklerini hatırlamalıyız.

Unutulmamalıdır ki çocukluk çağında yaşanan her deneyimin ileriki yıllarda bir yansıması olacaktır. Bu nedenle televizyon gibi iletişim araçlarından mümkün olduğunca, eğitim amaçlı yararlanmaya özen gösterilmeli, eğlence amaçlı kullanımına sınırlı bir süre ayrılmalıdır. Bütün bu önlemler duygusal zekası yüksek çocuklar yetiştirmemize de
yardımcı olacaktır.



Yazarın Tüm Yazıları
Ağaç yaşken eğilir 24 Ekim 2013, Perşembe
Saygılı ve kibar çocuk yetiştirmek 1 Mayıs 2013, Çarşamba
Çocuklara vakit ayırmanın önemi 3 Nisan 2013, Çarşamba
Enkoprezis 27 Mart 2013, Çarşamba
Çocuklarda Enuresis Nokturna (Gece Altını Islatma) 2 Ocak 2013, Çarşamba
Çocuk ve boşanma 21 Kasım 2012, Çarşamba
Çocuklar ve Kurallar 7 Kasım 2012, Çarşamba
Çocuklarda Kıskançılık 17 Ekim 2012, Çarşamba
Çocuklarda İnatçılık 10 Ekim 2012, Çarşamba
Çocuklarda yalan söyleme 26 Eylül 2012, Çarşamba
Çocuğum neden okula gitmek istemiyor, onu okula gitmeye nasıl alıştıracağım ? 12 Eylül 2012, Çarşamba
Okula dönmek... 5 Eylül 2012, Çarşamba
Çocukları Kabul Etmenin Önemi 29 Ağustos 2012, Çarşamba
Çocuğum Çok Fazla Yemek Yiyor 15 Ağustos 2012, Çarşamba
Çocuğum Yemek Yemiyor 8 Ağustos 2012, Çarşamba
Özgüvenli Çocuklar ve Egosu Yüksek Çocuklar Arasındaki Farklar 1 Ağustos 2012, Çarşamba
Güven Verici, Destekleyici Anne-Baba Tutumu 18 Temmuz 2012, Çarşamba
Mükemmeliyetçi Anne-Baba Tutumu 11 Temmuz 2012, Çarşamba
Reddedici Anne-Baba Tutumu 4 Temmuz 2012, Çarşamba
Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumu 27 Haziran 2012, Çarşamba
Dengesiz ve Kararsız Anne-Baba Tutumu 20 Haziran 2012, Çarşamba
İlgisiz Ve Kayıtsız Anne-Baba Tutumu 13 Haziran 2012, Çarşamba
Serbest Anne-Baba Tutumu 6 Haziran 2012, Çarşamba
ANNE-BABA TUTUMLARI VE ÖZELLİKLERİ 29 Mayıs 2012, Salı
Çocuklar İçin Anne, Baba Örneği ve Önemi 22 Mayıs 2012, Salı
Çocuklarda özgüven nasıl gelişir? 16 Mayıs 2012, Çarşamba
Çocuklarda Merhamet Duygusu Nasıl Gelişir? 22 Şubat 2012, Çarşamba
Sorumluluk Sahibi Çocuk Yetiştirmek 8 Şubat 2012, Çarşamba
Okul öncesi çocuklarda çalma davranışı 18 Ocak 2012, Çarşamba
Baba-Çocuk İlteşimi 11 Ocak 2012, Çarşamba
Anne- Çocuk İletişimi 28 Aralık 2011, Çarşamba
Çocuklarda etkili iletişim 14 Aralık 2011, Çarşamba
5-6 Yaş Çocuğunun Gelişimsel Özellikleri 7 Aralık 2011, Çarşamba
4-5 yaş çocuklarının gelişimsel özellikleri 30 Kasım 2011, Çarşamba
3-4 Yaş çocukların özellikleri 16 Kasım 2011, Çarşamba
Bebeksi davranışlar geri dönerse 10 Kasım 2011, Perşembe
Okul öncesi eğitimde disiplin 2 Kasım 2011, Çarşamba
Okul Öncesinde Değerler Eğitimi 26 Ekim 2011, Çarşamba
Okul öncesi dönemde arkadaşlık ilişkileri 19 Ekim 2011, Çarşamba
Bebek ve Çocuklarda Korkular 12 Ekim 2011, Çarşamba
Dikkat Eksikliği ve Hiparaktivite 5 Ekim 2011, Çarşamba
Eğitim ve Öğretimde Anne Babaya düşen görevler 14 Eylül 2011, Çarşamba
Çocuğum Okula Başlıyor 7 Eylül 2011, Çarşamba
Çocuklarda tuvalet alışkanlığı 24 Ağustos 2011, Çarşamba
Okul Öncesi Dönemde Çocuk ve Televizyon 17 Ağustos 2011, Çarşamba
Çocuğuma nasıl hayır cevabını verebilirim 9 Ağustos 2011, Salı
Çocuk ve oyun 3 Ağustos 2011, Çarşamba
Gelişim Dönemleri ve Özellikleri 19 Temmuz 2011, Salı
Gelişim İlkeleri 5 Temmuz 2011, Salı
Başlarken 29 Haziran 2011, Çarşamba