• 16 Mayıs 2012, Çarşamba

Çocuklarda özgüven nasıl gelişir?

"Özgüven” kavramını birçoğumuz duymuşuzdur. Peki, özgüven nedir? Özgüven kişinin hayatıyla ilgili aldığı kararları gerçekleştirebilmesi için kişiye cesaret veren bir güçtür. Kişinin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendini ve olayları kontrol edebileceği inancı, kendini sevmesi, yeterli olduğunu düşünmesi ve değerinin farkına varması, kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesi, kendisini tanıması gibi durumlarla ilgili bir kavramdır. Yani; özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik, boyun eğme, aşırı uyum gösterme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, depresyon, aşağılık duygusu ve sevilmediğini hissetme gibi kavramlarla tanımlanabilir.

Yetişkinlerin veya çocukların davranışlarının altında yatan nedenler arasında özgüven eksikliği en büyük nedenlerdendir. Özgüveni ele alırken iki aşama üzerinde durulabilir. Bunlardan ilki her bireyin özgüvenini sağlamak için yapması gerekenler diğeri ise özgüven eksikliğinin temellerinin atıldığı çocukluk çağında anne ve babaların dikkat etmesi gereken hususlardır. Çocukların özgüven eksikliği yaşamalarının başında koruyucu anne-baba tutumları ve aşırı mükemmeliyetçi anne-baba tutumları gelir.

Koruyucu anne-baba tutumunda anne babalar çocuklarına karşı aşırı himayeci davranarak onları koruduklarını düşünürler. Bunun tam terside olmaktadır. Çocuklarını aşırı sevgi ve ilgiye boğan annelerde çocukları bir zorluk yaşamasın diye her türlü işi kendileri yaparlar. Bu her ne kadar iyi niyetle yapılan bir davranışsa da hatalıdır. Çünkü çocuk kendisinin yapması gereken şeyleri anne babası yapmaya devam ettiği sürece sorumluluk alamayan, anne ve babasına bağımlı, problem çözme becerisi gelişmemiş, yani özgüven eksikliği duyan bir birey olarak büyür. Oysa çocuğu küçük yaşlardan itibaren kendi yaşamını kontrol edebilir, davranışlarının ve hayatının sorumluluklarını alabilir şekilde yetiştirmek gerekir. Bunun için ona küçük bile olsa sorumluluk alabileceği görevler verilmeli bunları başardığında da takdir edilmelidir.

Aşırı mükemmeliyetçi anne-baba tutumunda ise anne-babalar çocukları başarısız olduğu zaman sen zaten yapamazsın, senden de bu beklenirdi şeklinde söylenirler ve çocuğa karşı onur kırıcı tutum takınırlar. Aslında hata yapan çocuğu karşına alıp konuşmak, ona yol göstermek gerekir. Bunlar daha etkili olacaktır. Çocuk önemsendiğini hissedecek ve önemsendiğini hissettiği için mutlu olacaktır. Bu da kendisi için kötü şeyler istemeyeceğinizi düşünmesine neden olur ve önerdiğiniz şeyleri mutlaka düşünecektir.  

Büyükleri tarafından sevgi gören, gereksinim duyduğunda beklediği yakınlık ve ilgiyi bulan, fikirlerine değer verilen ve önemsenen, güven duyulan ve sorumluluklar verilen, iyi yaptığı şeyler için övülen, gurur duyulan, yaptıklarında hataya yer verilen ve olduğu gibi kabul edilen çocuğun kendisine özgüveni olur. Çocuğunuza kendi davranışlarınızla örnek olduğunuzu da unutmayın. Çocuklarınıza, onlarda görmek istemediğiniz davranışlarda bulunmayın. Unutmayın çocuklar size sizin onlara davrandığınız gibi davranacaklardır. Sinirlenip onlara bağırdığınızda, kızınca bağırmanın normal olduğu mesajını verirsiniz. Çocuklar adaletsiz davrandığınızda bunu çok iyi bilirler. Onların güvenini sarsmayın.

Sevildiğini, önemsendiğini hissetmeyen, beklediği yakınlık ve ilgiyi göremeyen,sürekli eleştirilen ve olduğu gibi kabul edilmeyen çocuk kendisini değerli hissetmez ve özgüveni olmaz. Kendisini değerli görmeyen çocuk yaşadığı aile, çevre, okul ve toplum içinde problemlere sebep olur ve bu problemler ömür boyu sürebilir. Bunu sakın unutmayın.  

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.