Türkiye, 6 Şubat 2023’te yaşanan ve “asrın felaketi” olarak tarihe geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılına girdi. 11 ili doğrudan etkileyen, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği, yüz binlerce yapının yıkıldığı ya da ağır hasar aldığı büyük felaket, aradan geçen üç yıla rağmen toplumsal hafızadaki yerini koruyor. Depremin yıldönümünde sokakta mikrofon uzatılan vatandaşların ortak sorusu ise değişmedi: “Bu üç yılda gerçekten ne değişti?”
Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçen 6 Şubat depremleri, yalnızca yıkılan binaları değil, milyonlarca insanın yaşam düzenini de altüst etti. Aradan geçen üç yılda deprem, yalnızca bir tarih değil; kaybedilen canların, yarım kalan hayatların ve alınması gereken derslerin sembolü olarak hafızalarda yer etmeye devam etti.
“DAHA DUYARLIYIZ” DİYENLER VAR
Aydın’da mikrofon uzattığımız bazı vatandaşlar, depremin ardından özellikle yapı güvenliği konusunda daha fazla hassasiyet gösterildiğini dile getirdi. Bir vatandaş, son üç yılda belli alanlarda ilerleme olduğunu savunarak, “İnsanlarda duygu olarak bir artış oldu. Belediyelerden verilen izinlerde, inşaatlarda artık daha dikkatli davranılıyor. Bu, en azından bundan sonrası için umut verici” ifadelerini kullandı.
Benzer görüşü paylaşan başka bir vatandaş ise, yapı denetimlerinin sıkılaştığını belirterek “Daha kontrollü, daha denetimli yapılar yapılıyor. Bu değişim gözle görülür” değerlendirmesinde bulundu.
“HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ” DİYENLER ÇOĞUNLUKTA
Ancak sokakta konuşan birçok vatandaş, aradan geçen üç yıla rağmen somut bir değişim görmediklerini dile getirdi. Görüşünü sert sözlerle ifade eden bir vatandaş, “Herkes kavga peşinde. Sen yaptın, ben yapmadım tartışmasından başka bir şey yok. Gerçek anlamda yapılan bir şey söylenmiyor” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bir başka vatandaş ise yaşananları “göstermelik” olarak nitelendirerek, “Bence hiçbir şey değişmedi. Her şey şov. Perde arkasında ne olduğunu bilmiyoruz” sözleriyle eleştiride bulundu.
HAZIRLIK SORUSU CEVAPSIZ KALDI
Depremle ilgili en çarpıcı tablo ise vatandaşların bireysel hazırlık düzeyinde ortaya çıktı. “Olası bir depreme hazır mısınız?” sorusu çoğu zaman tereddütle karşılandı. Bir vatandaş, “Kesinlikle hazır değiliz” derken, bir diğeri ise, “Deprem çantamız yok. İnsan başına gelmeden tedbir almıyor” sözleriyle durumu özetledi.
Deprem sonrası hayati öneme sahip olan toplanma alanları konusunda da ciddi bir bilinç eksikliği olduğu görüldü. Vatandaşların büyük bölümü, bulundukları ilçede toplanma alanlarının nerede olduğunu bilmediklerini ifade etti. Bir vatandaş, “Deprem olsa nereye gideceğimizi bilmiyoruz. En yakın açık alan neresidir, bilgimiz yok” dedi.
“TAKDİR ALLAH’TAN” YAKLAŞIMI DİKKAT ÇEKTİ
Bazı vatandaşlar ise depremin kader boyutuna dikkat çekti. “Bu Allah’tan gelen bir şey. Ne zaman ne olacağı belli değil” diyen vatandaşlar, hazırlık eksikliğini bu düşünceyle açıkladı. Uzmanların sık sık uyardığı bu yaklaşımın, bireysel önlemleri geciktirdiği görüşü ise dikkat çekti.
DEVLET YAPTI DİYENLER DE VAR
Öte yandan, devletin deprem sonrası yatırımlarını yeterli bulan vatandaşlar da vardı. Bir vatandaş, “Devlet evleri yaptı, depremzedeleri yerleştirdi. Daha ne yapılacak?” sözleriyle süreci olumlu değerlendirdi. Ancak aynı vatandaşın bile deprem çantasına sahip olmaması, çelişkili tabloyu gözler önüne serdi.
ÜÇ YILIN ARDINDAN DEĞİŞMEYEN GERÇEK
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında ortaya çıkan tablo, toplumun deprem gerçeğiyle hâlâ yüzleşmekte zorlandığını gösterdi. Anma törenlerinde kaybedilen canlar rahmetle anılırken, vatandaşların büyük bölümü gerekli hazırlıkların yeterince yapılmadığı görüşünde birleşti.
Aradan geçen üç yıla rağmen değişmeyen en büyük gerçek ise şu oldu: Deprem unutulmuyor, ancak depremle yaşamaya dair bilinç hâlâ istenilen seviyeye ulaşmıyor. (HABER MERKEZİ)





















ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.