8 Temmuz 2020, Çarşamba

TARİHİ CAMİ İÇİN 1 MİLYON 183 BİN LİRA HARCANDI

26 Haziran 2020, Cuma 15:20

     


Aydın'ın en eski camisi olarak bilinen Miladi 1308 yılında inşa edilen Batı Anadolu'daki ilk Türk ulu eserlerinden birisi olan Ahmet Gazi Camisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. AK Parti Çine İlçe Başkanı Cemal Çakır, restorasyon için 1 milyon 183 bin 271 lira harcandığını açıklayarak hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Aydın'ın en eski Selçuklu dönemine ait olarak bilinen Miladi 1308 yılında Menteşoğlu Orhan Bey döneminde, oğlu Hızır Bey tarafından yaptırıldığı sanılan ve ahşap olmasına rağmen 710 yıldır ayakta kalan tek minberi ile büyüleyen Çine'nin Eskiçine Mahallesindeki Ahmet Gazi Cami ile birlikte Ahi İbrahim Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Tarihi cami ve türbedeki restorenin Horasan yapı sistemine göre gerçekleştirildiği bildirilirken, ayrıca cami çevresine de drenaj yapıldığı öğrenildi. Ahmet Gazi Cami ve Ahi İbrahim Türbesi'nin restorasyonu için bir milyon 183 bin 271 lira harcandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, Vakıflar Bölge Müdürü Reşat Akçalı, AK Parti Çine İlçe Başkanı Cemal Çakır, yönetim kurulu üyeleri ve AK Partili ilçe belediye meclis üyeleri ile birlikte camiyi ziyaret ederek restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, camide gerçekleştirilen ince işçiliğin görsel bir şölen oluşturduğunu ifade etti. AK Parti Çine İlçe Başkanı Cemal Çakır, restorasyonda emeği bulunan TBMM KİT Komisyonu Başkanı ve AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte emeği geçen tüm çalışanlara teşekkürlerini ileterek, restorasyon çalışması için 1 milyon 183 bin lira harcandığını açıkladı.

BAŞKAN ÇAKIR CAMİ VE TÜRBENİN ÖZELLİKLERİNE DEĞİNDİ

Başkan Çakır, Aydın'ın en eski camisi olarak bilinen Miladi 1308 yılında inşa edilen Batı Anadolu'daki ilk Türk ulu eserlerinden birisi olan Ahmet Gazi Camisi hakkında şu bilgileri paylaştı: "Camimiz dıştan dışa 19.70 santime 19.65 santimetre ölçülerinde kare planlı tek hacimli bir yapıdır. Devrine göre oldukça büyük sayılabilecek yaklaşık 17.00 metre çapındaki kubbesi dıştan çift katlı onikigen kasnakla desteklenmektedir. Kiremit kaplı kubbe yuvarlağının üst kısmının ortası yaklaşık 20 santimlik yükseklikte dairevi bir tepelik ihtiva etmektedir. Cephe duvarlarının ve her iki kasnağın üst kısımların birer sıra kirpi saçak frizle çevrelenmiştir. Biri kuzey diğeri doğu cephede açılmış iki kapı ile girilen harim oldukça sadedir. Yaklaşık 17.00 metre çapındaki kubbeye, köşelerde cephe duvarlarının orta seviyesinden başlayan içleri üçgenli, sivri kemerli tromplarla geçilmektedir. Köşelerde büyük nişler meydana getiren tromp kemerleri alt kısımları mukarnaslı bingiler üzerine oturmaktadır. İçeride bir sekizgen meydana getiren kemerlerin tepe noktaları beden duvarlarının üst seviyesini aşmamaktadır. Bu haliyle, kubbe beden duvarları üzerine oturuyormuş intibası vermektedir. İçeride en süsla unsur ahşap mimberdir. Minber giriş kapısının aynalığı ahşaptan dört sıra mukarnasla öne doğru taşkın bir taç şeklinde olup tacın ön ve yan yüzleri sülüs hatlı yazılarla bezenmiştir. Kapı pervazlarının ön kısımları sade olmakla birlikte dış yan yüzleri yuvarlak satıhlı oyma rümi su ile doldurulmuştur. Islamiyetin gaza hamlelerini kolaylaştıran askeri, san'at erbabını himaye ve imålåtı kontrol eden iktisadi, mânevi ihtiyaçları cevaplandıran tasavvufi yönleri ile Anadolu'da Islâmiyetin yerleşip Avrupa'ya sıçramasını temin neden ahilerdendir. On üçüncü yüzyıl ile on dördüncü yüzyılın başlarında Menteşe Beyliği devrinde yaşamıştır. Cami içerisinde bulunan türbenin Ahmet Gazi'nin kardeşi Ahi Bayram'ın ya da İbrahim Efendi isimli bir kişiye ait olduğu sanılmaktadır. 14. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen bu türbe eyvan tipi türbeler gurubundandır. 14. yüzyıl başında Menteşe Beyliği zamanında yapılmış olduğu tahmin edilen türbe dörtgen planlıdır. Iki katlı olan türbe kubbe ile örtülüdür. Türbenin üç duvarında birer penceresi olup, alt yapının üstünü sekizgen bir kasnağın taşıdığı sekizgen piramit biçiminde bir külah örtmektedir. Türbede iri mermer bloklar ve bu dönemde çok az görülen tuğlalardan yararlanılmıştır. Bu tuğlalar biri yatay, diğeri dikey olmak üzere sıralanmıştır. Bu türbede Ahmet Gazi Camisinde olduğu gibi Bizans devrinden kalma devşirme parçalardan yararlanılmıştır. Kuzey cephede yer alan, eyvan açıklığı, geniş yuvarlak kemerlidir. Türbe üzerinde, tuğlaların yan yana dik konulması ile meydana gelen kasnağın üzerinde ince bir sıra aş silmeyi takiben sekiz kenarın tepe noktasında birleşerek meydana getirdiği piramit çatı yer almaktadır. İç kısımda, geçişleri Türk üçgenleri ile sağlanan bir kubbe vardır. Zeminde, alt kısımda bulunan cenazeliği gören kare bir delik vardır. Bu aynı zamanda cenazeliğin havalandırılması amacıyla da yapılmış olmalıdır. Kuzeyde cenazeliğe inen merdivenler ve söveleri Bizans Dönemi işlemeli bloklarla yapılmış, cenazelik giriş kapısı yer alır. " (OSMAN YURTTAŞ)







 
Son Eklenen Haberler