Anadolu yöresinde yüzyıllardır umut, aşk ve özlem türkülerine ses veren el yapımı bağlamalar fabrikasyon üretime karşı direniyor. Mesleğin son temsilcisi ustalar, gelişen teknoloji karşısında yetiştirecek çırak bulamamaktan yakınıyor.
Yolboyu Mahallesi’nde yaşayan, yedi yaşından beri oyma bağlama yapan saz ustası Osman Özkan(61), sazı yaparken hata yapmamak için itinayla çalıştığını belirterek, “İnşallah gücümün yettiği yere kadar bu işi yapmak istiyorum. Mutlaka benim de eksiklerim var. Her geçen gün kendimi geliştirerek daha iyisini yapıyorum” diye konuştu.
Türk toplumlarının ortak müzik aletinin bağlama olduğunu belirten Özkan, “Geleneksel saz yapımını dedemden öğrendim. Ben de oğluma öğrettim inşallah torunlara da öğreteceğim” dedi.
Çocukluğundan beri dut ağacı kütüklerini el emeği göz nuru ile büyük bir sabırla işleyerek bağlama yapan saz ustası Osman Özkan, en iyi ‘tın’ sesini alabilmek için dut ağaçlarının iyi kurutulması gerektiğini söyledi.
Dut ağacından kesilen kütüklerin yaklaşık altı ay kuruması için bekletildiğini ve kütüklerin oluklu oyma keseriyle tekneye dönüştürüldüğünü bildiren Özkan, “Teknenin üzerini zımparalıyoruz. Ak gürgen saplar ladin göğüsler teknelere takılıyor. Telleri takılıyor. Çeşitli aşamalardan geçiyor. Saz, teknesi, göğsü, kol, burgular, teller gibi parçalardan oluşur” diye konuştu.
“BAĞLAMAYI RUTUBETTEN VE SICAKTAN UZAK TUTUN”
Bağlama yapımı tamamlandıktan sonra akordu kafalarına önceden yerleştirdiklerini ifade eden Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir bağlamayı yapmak için iki yıl emek sarf ediyoruz. O yüzden büyük bir emekle yapılan bu sazı rutubetten ve sıcaktan uzak tutmak lazım. Devamlı akortlu bırakmamak lazım. Çalacağın zaman akordunu çeker çalarsın. Sazı asarken duvara yaslanmaması gerekiyor araya kağıt veya tahta konmalı. En iyi şekilde korunmalı.”
Kocaman bir dut kütüğünden bir saz çıktığını belirten Osman Özkan, “Oyma sazı herkes yapamaz. Çok emek istiyor. Bir oyma saz için kullandığımız kütükten, altı yedi tane yaprak saz yapılabiliyor. O yüzden oyma saz çok kıymetli. İşçiliği çok ve oyması çok zordur. Ama ben zevkle yapıyorum. Sazı yapıp bitirdikten sonra elinize alıp çaldığınızda bütün yorgunluğu unutuyorum” dedi.
“OYMA SAZLARDA GENELDE DUT AĞACI TERCİH EDİLİYOR”
Genelde oyma yapan ustaların dut ağacından bağlama yaptığını bildiren Özkan, şöyle devam etti:
“Her ağaçtan bağlama olur. Ben genelde oyma yaptığım için dut ağacı tercih ediyorum. Dut ağacı çok serttir. Tomruk halinde bırakıldığı zaman kuruduğunda çatlıyor. Ama dut ağacını ıslak kesiyorsun ve altı ay bekletiyorsun. O bekleme süresinde dut kütüğü üzerindeki suyu atıyor. Ondan sonra işliyorsun. İşledikten sonra artık çatlamıyor. Dönme var mı yok mu onu kontrol ediyoruz. Yaklaşık iki sene beklemek daha güzel oluyor.”
“TEK İSTEĞİ DEDE MESLEĞİNİ TORUNLARINA MİRAS BIRAKMAK”
Çırak bulamamaktan yakınan Özkan, gençlerin kolay iş aradıklarını bir mesleği öğrenecek kadar sabırlı olmadığın söyledi.
Dedesinden sanatın özünü aldığını ifade eden Özkan, “Mesleği oğlum Ümit Özkan’a öğrettim. Ben dedemden öğrendiğim bu mesleği torunlarıma miras bırakmayı düşünüyorum. Ben torunlarıma bu mesleği öğretmezsem bu meslek biter. Bir ara çırak aldım. Çırak durmadı. Çırağın durabilmesi için öncelikle bu sanatı içinden gelerek öğrenmesi gerekiyor” dedi.
Endüstri Meslek Lisesinden mezun olan oğlu Ümit Özkan’a çocuk yaşta mesleğini öğretmeye başlayan Osman Özkan, şimdi tek isteği torunlarına da bağlama yapımını öğretmek olduğunu söyledi.
“İNCE İŞÇİLİK VE SABIR GEREKTİREN BİR İŞ”
Çocukluğundan beri bağlama yapım işin içerisinde olduğunu ve büyük bir hevesle her gün evlerinin bahçesindeki atölyede çalıştıklarını belirten Ümit Özkan, “Ağaca hayat vermek güzel ve zevkli bir iş. İnce işçilik ve sabır gerektiren bir iş. Çünkü oymasını herkes yapamıyor. Sayılı kişiler var bu işi yapan. Uzun bir uğraştan sonra bağlamayı elimize alıp çaldığımızda daha çok mutlu oluyoruz” diye konuştu.
Büyük bir emek ve sabırla yapılan el yapımı bağlamaların fiyatı 200 lira ile bin 750 lira arasında değişiyor. (SEZGİN MADRAN)






















ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.