28 Temmuz 2021, Çarşamba

''Ahmet Kurtuluş, ipliğin ilk söküğü''

16 Temmuz 2021, Cuma 09:57

     


CHP Aydın Eski İl Başkan Yardımcısı ve Gazeteci Serhan Seyhan ile İzmir'de evinde öldürülen FETÖ Borsası sanıklarından Ahmet Kurtuluş'un Avukat Özgür Senger, tvDEN'de yayınlanan ''Emin Aydın'la Baş Başa'' programının konuğu oldu.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Gazeteci Emin Aydın'ın hazırlayıp sunduğu ''Emin Aydın'la Baş Başa'' programında Avukatı Özgür Senger, Ahmet Kurtuluş olayıyla ilgili kapsamlı açıklamalar yaptı.

Programın başında Gazeteci Emin Aydın'ın "Bu hafta gündem biraz hareketliydi. Bazı gelişmeler var, bazı suskunluklar var. AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen'den ilk defa bir soru geldi, nasıl değerlendiriyorsun?" şeklindeki sorusuna Serhan Seyhan, ''Kendisini tebrik ediyorum sorularından dolayı. Sosyal medyamda da paylaştım, özellikle de şunu belirtmek istiyorum. Sayın Ömer Özmen'in bana göre Aydın için sorduğu soruların önemi çok büyük ve bu soruların devamının gelmesinin gerektiğini düşünüyorum. Hem bir seçmen olarak hem de siyaseti yakından takip eden bir gazeteci olarak. Ben bundan memnuniyet duyuyorum. Buradan çok kez seslenmiş, haykırmış, sitem etmiş birisi olarak söylüyorum. AK Parti Milletvekillerimiz de bu konuya eğilirse ciddi bir kamuoyu oluşup Aydın'ın gerçekleri öğrenmesinin daha kolay olacağını düşünüyorum'' yanıtını verdi.

''FETÖ BORSASI'NDA EN KİRLİ İL İZMİR''

Gazeteci Emin Aydın'ın "Ahmet Kurtuluş kimdir? Ahmet Kurtuluş olayı nedir?" sorusuna Avukat Senger, ''Ahmet Kurtuluş İzmir'de AK Parti'de 2011 yılından 2017 yılına kadar 6 yıl boyunca 3 dönem İl Başkan Yardımcılığı yapmış, mali işlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı olmuş. AK Parti'nin İzmir'deki mevcut para organizasyonunu düzenleyen ve bunu yöneten kişi. Görevi kapsamında çok sayıda üst düzey bürokrat ve parti yetkilileriyle beraber çalışıyor. Sosyal anlamda ilişkileri kuvvetli, bu anlamda siyasi yönü de çok kuvvetli oluyor. 2018 yılının mayıs ayında İzmir'de Serkan Kurtuluş suç örgütü dosyasıyla birlikte hakkında tutuklama kararı veriliyor. Bunlardan cezaevine alınıyor. Tabi buradaki esas iddia o dönem FETÖ Borsası meselesi ifadesi çok yakından konuşulabilecek bir iddia değildi çünkü bu borsa faaliyetleri şiddetli bir şekilde sürüyordu, o yüzden yüksek sesle ifade edilemeyen bir kavramdı. Ahmet Kurtuluş'un daha sonra bunun bir parçası olduğu ufak da olsa bir ucundan tuttuğunu görmüş olduk. İlk önce Ahmet Kurtuluş tabi aynı zamanda belli suç örgütüne yardım iddiaları vardı. Bundan dolayı tutuklayıp cezaevine gönderiyorlar ama Ahmet Kurtuluş neden dolayı cezaevinde olduğunu esasen biliyor. Bu meselenin temelinde bir günah keçisinin arandığını, bunun Ahmet Kurtuluş olarak belirtildiğini biliyor ve daha sonrasında da etkin pişmanlık kapsamında sayılmayacak, bizce ancak olayın önünü açan ciddi bir ifade veriyor. Ardından bir ek ifade de veriyor. Bunun ardından da sağlık problemleri çok ciddiydi o dönem, ardından tahliye ediliyor. Türkiye'de FETÖ Borsası'nı en kirli olarak gördüğümüz il İzmir. İzmir'de bir şebeke yani diğer illerde petek petek diyebileceğimiz iki kişinin beş kişinin çevirdiği bir organizasyon var ama İzmir'de bu çok büyük bir örgütlenme halini almış ve herkesin bir ucundan tuttuğu bir hale gelmiş. İpliğin ilk söküğü burada Ahmet Kurtuluş oldu. Ahmet Kurtuluş üzerinden buradaki sökük devam etti ve bu da bir FETÖ Borsası'nı oluşturan bir tasfiye yaşandı. Ahmet Kurtuluş'un tutuklandığı hafta bir istihbarat görevlisinin emekliye sevk edildiği gibi bilgiler de geldi. Ahmet Kurtuluş bu anlamda İzmir'de AK Parti için önemli bir insandı. Ulusal anlamda bu kadar önemli miydi, aslında değildi, cinayet meselesi ortaya çıkana kadar'' ifadesini kullandı.

''HENÜZ DAVASI AÇILMAYAN GÜRBÜZ YÜKSEL VAR''

Serhan Seyhan'ın, "Söylediğiniz gibi üst düzey bürokratların olduğu bir dosyaydı. Üst düzey bürokratlarının da yargılama aşamasına geçildi mi, soruşturma izinleri geldi mi?" sorusuna Senger, ''Okan Bato hakkında HSK'da bir yürüyen yani duyduğumuz kadarıyla ihracı talebiyle bir yargılama sürüyor şu an. Tabi hakim yargılamaları ya da savcı yargılamaları normal vatandaşlar gibi çok aleni yapılmıyor, maalesef çok bilgi alamıyoruz. Biz o dosyada müşteki olarak bulunuyoruz bu arada bu cinayetin faillerinden biri olabileceği kanaatimizle. O dosyada da müdahil olarak bulunuyoruz. dilekçeler verdik, ifadeler verdik. O maksatla dosyayı takip etmeye çalışıyoruz. Burada olası bir dosyanın üstünün kapatılması halinde de bu meselenin HSK'daki dosyanın da peşinde olduğumuzu söylemek isteriz. Kudret Dikmen İzmir'de yargılanıyor. Serkan Kurtuluş örgütüne yardım ve diğer muhtelif eylemlerden yargılanıyor fakat hakkında süren soruşturmalar var rüşvetle, gaspa yardımla ilgili, o da Ahmet Kurtuluş'un ifadeleriyle başlayan yargılamalar var. Burada henüz açıkça hakkında bir dava açılmayan Gürbüz Yüksel var. Onunla da ilgili Aydın'da yürüyen, Cumhuriyet Savcılığı'nda bir soruşturma var. Şimdi Ahmet Kurtuluş'un ifadelerinden sonra aslında bu bir örgüt soruşturması olarak devam etti ta ki dosyada bir anda savcı değişti, Genel Savcı dedi ki burada örgüt yok ama açtığı bazı davaları İzmir 3. Ağır Ceza'daki örgüt dosyasıyla birleştirme talepli açtı. Madem örgüt yok niye orada açıyorsun? Çok ciddi bir rekabet yarattı. Bir anda o savcımız Bölge Adliye Mahkemesi'ne savcı olarak gönderildi. Gürbüz Yüksel'le ilgili o dönem Genel Sekreterliği yürütmüştü son görev olarak. Dosyalarda daha önce gittiğim yayınlarda söylediler MİT mensubu, MİT kanunu var, bunları korur. Ahmet Kurtuluş'un ifadeleri var elimizde. Gürbüz Yüksel'in boy boy isimleri var. Gürbüz Yüksel şüpheli olarak geçiyor bu dosyada. MİT mensubu olabilir ki ancak şüpheli Gürbüz Yüksel olarak geçiyor. Yine Gürbüz Yüksel'in bir sevgilisi var, dosyada fotoğrafları yer alıyor. Teşhis tutanakları, ihaleye fesat ve irtikap iddiasında yürütülen soruşturmalar var. Henüz davası açılmayan Gürbüz Yüksel var. Bunun dışında Okan Bato'nun yeğeni olarak kendini tanıtan özellikle FETÖ'cülerden para toplayan Çağrı Durak ve Mut Reklamcılık isimli bir reklam şirketi var. Bunların yargılaması yine İzmir'de devam ediyor'' dedi.

''ŞABAN KURTULUŞ'UN BURADA BAĞI YOK''

Gazeteci Emin Aydın'ın "Ahmet Kurtuluş'un ailesi bu gelişmelere nasıl yaklaşıyor, ailesi bu süreçlerden ne kadar bilgi sahibiler?" sorusuna Senger, ''Biz Kurtuluş ailesinin tamamının avukatlığını yapıyoruz. Ahmet Kurtuluş'un kardeşi Şaban beyin de avukatlığını yapıyoruz. Bu bazı haberler sizin yayın organlarınızda da çıktı. Bizim bir alarmımız var, belli isim filtrelerle haberler çıktığı zaman bize düşüyor. Mesela bu Aydın'daki meseleyle ilgili Şaban Kurtuluş adının çok kez geçmesi doğru değil. Orada zaten Ahmet Kurtuluş ve Gürbüz Yüksel bağlantısı var. Şaban Kurtuluş'un orada aracılık yapması da söz konusu değil. O anlamda o yanlışı düzeltmiş olalım. Ben o ifadelerin o Aydın dosyasını da sizinle paylaşmış olalım, kamuoyuna da bunu bildirelim. Bu millet gerçekleri konuşmalı ve bilmeli. Şaban Kurtuluş'un burada bağı yok. Bir tek Mehmet Koyuncu meselesinde beraber yemek yemişler, onun haricinde bahsi konu işlerle böyle bir bağlantısı yok. Eşi, tüm ailesi ve yakınları da şuna hem fikir. Bu cinayeti Serkan Kurtuluş Suç Örgütü'nün üstüne yapıştırmaya kalktılar. Getiren, götüren, barındıran, parasını ayarlayan hepsi bağlantılı buna hiçbir şey demiyorum. Bu cinayetin planlamasını vesaire Serkan Kurtuluş yapmış ama cinayeti işleyen kişi kim? Serkan Kurtuluş'la alakası olan biri değil'' dedi.

''AHMET KURTULUŞ'UN DA BU KONUDA VERDİĞİ HERHANGİ BİR İFADE YOK''

Gazeteci Emin Aydın'ın "Şimdi şöyle bir iddia var Aydın'da. Atatürk Spor Kompleksi'nden 50 kat daha değerli arazimiz var bizim Aydın Tekstil arazisi. Bu arazinin de onlara vaat edildiği, dolayısıyla Aydın Tekstil arazisinde bugüne kadar henüz bir çivi bile çakılmadı, sadece etrafındaki duvarların örüldüğü bir iki basit işlem yapıldı. O kadar kıymetli bir arazinin atıl kaldığı, atıl kalmasının sebebinin de bu FETÖ Borsası nedeniyle işte Gürbüz Yüksel'e Sedat Peker'e, artık her kim ne derse onlara vaat edildiği için onlara vaat edilen yerlere Büyükşehir Belediyesi'nin işlem yapmadığı yönünde iddialar var. Siz bu arazilerle ilgili bir şey biliyor musunuz, duydunuz mu?" sorusuna Senger, ''Açık söyleyeyim hiç duymadım. Duymuş olsak da mutlaka kayıtlara geçecek şekilde bunları dosyaya yansıtırdık. Ahmet Kurtuluş'un da bu konuda verdiği herhangi bir ifade yok'' yanıtını verdi.

''BURADA DEVLET NEZARETİNDE BİR ÖLDÜRME OLAYI SÖZ KONUSU DEĞİL''

Senger, ''Kamuoyunda şöyle bir algı var. Bazı programlarda izliyoruz Ahmet Kurtuluş devlet nezaretinde öldürüldü diye. bir siyasi partinin Genel Başkan Yardımcısı sanırım öyle bir şey söyledi. Devlet nezaretinde falan öldürme yok. Bu işin içinde devletin nüfuzunu kullanan kişiler var fakat devletin Ahmet Kurtuluş gibi düşünenleri öldürmesi gibi bir durum söz konusu değil. O da şundan söz konusu değil İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi var Serkan Kurtuluş Örgütü FETÖ Borsası'nı teşkil eden örgütün silahlı kuvvetidir diyor yani devlet şunu 2018 yılında tespitini yapıp 2019'un ocak ayında tespitini yapıp kenara koymuş. FETÖ Borsası'nı yapan bir örgüt var bunlar Serkan Kurtuluş'un örgütünü silahlı güç olarak kullanıyor. Şimdi bunu devlet diyor ki böyle bir örgüt var, ben bu örgütü çözmeye çalışıyorum diyor. Burada devlet nezaretinde bir öldürme olayı söz konu değil. Fakat bu işin içinde devletteki nüfuzunu kullanıp bu işi kolaylaştıran kişiler var. Bunların sonuna kadar gidilmeli. FETÖ Borsası denen kavram bakınız AK Parti özelinde yapılmış bir şey değil yani AK Parti'den çeşitli insanlar toplanmış bu işi yapmış değil, herkes bu işin içinde. İstihbaratçı var, emniyetçi var, adliye ayağı var, siyasetçi ayağı da var. Hadi AK Parti'den dedik bunu, Özlem Çerçioğlu'nu nereye koyacağız bu düzen içinde? İfade var işte, Maliye Müfettişlerinin tespitleri var. Derinspor'dan alacağını alamadığı için yaptığı, bu olaylar patladıktan sonra biz alacağımızı alamadık diye icra takibi yapmışlar'' dedi. (ELİF DUMANOĞLU) 







 
Son Eklenen Haberler